Küfür kafir fetva

Küfür veya Arapça küfr kavramı; Hak gerçeğin üzerini örtmek demektir. Kuran’a göre küfür; Allah’ın ilkelerinin gerçek ve doğru kabul edilmediği durumlarda kullanılmıştır. Ve bu fiilleri işleyenler kafir sayılmaktadır.Kafir Allah’tan gelen hak doğruların üzerini, gerek sözel gerekse fiillerde örten kimsedir. Küfr imanın kâfir ise mümin’in zıddı’dır. Küfr kökünden gelen  küfran  kelimesi ise; Nimeti örtmek yani nankörlük yapmak demektir. Günahları örten bedele ise kefaret denir.

Hepinizin dönüşü ancak ahiret yurduna, Allah’ın yargı makamınadır. Allah bunu sizlere bir hakikat olarak vadetmiştir. Şüphesiz o başlangıçta ahirette yaratmayı yapıp, sonra iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükafatlandırmak için o yaratmayı yeryüzünde de tekrar eder. İnkar eden kafirlere gelince , inkar etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan içkiler ve elem dolu bir azap vardır. Yunus suresi 4

Kuran’a göre küfrün ortaya çıkışı iki ana temel üzerinde gerçekleşmektedir.
1. Allah’ın Kuran’da yazılı bildirdiği ilkeleri aşağılayarak veya reddederek
2. Allah’ın bildirilerinin tersi fiilleri yücelterek

Kuran’ın aşağıladığı günah ve haram saydığı fiileri işlemek veya yüceltmek veya o türde düşünceleri savunmak küfr’dür. Allah’ın üstün ve aziz saydığı şeyleri yok saymak görmezden gelmek de küfr dür; Ve bu fiillerin içindekiler kafirlerdir.

Kuran-ı Kerim, Aziz Allah’ın insana gönderdiği en büyük nimetidir.Bu nedenle müminler daima Kuran’ı ve ayetlerini yüceltmelidirler. Bunun aksi tutumlar Kuran’da nankörlük olarak anılmıştır.
Kuran insanlara hiç bir sözü değiştirmeden tebliğ eden, Rûh’ül Emin olarak da anılan, Cebrail adlı melek vasıtasıyla indirilmiştir ve dolayısıyla en doğru, gerçek hak bilgileri içerir. Melekler vasıtası ile süreklilikle korunuyor olması da Kuran’ı bu özelliği ile en doğru kaynak yapar. Bu nedenle Aziz Allah; Şirk anılan aracılık kurumu veya yapısınından bir ölümlü yada putun vereceği bilgilerle hareket edilmesini kabul etmez. Ve en büyük günah zikredilen Şirk  sayar.

Yaratılmışların durumlarını en iyi bilen ve bilgisiyle her şeyi yaratmış, Âlim Allah; Kendi doğru bilgileri olan  ; “Allah’ın ayetleri yerine, sınanmakta olan bir ölümlünün fikirlerinin öncelendiği, itibar edildiği veya tercih edildiği durumları” , “kendisine yapılmış bir aşağılama bir hakaret ve küfür sayar ve bu tercihi yapanları kafir olarak adlandırır ve lanetler.

Yüce Allah Kuran’da Zatını ve sıfatlarını özelliklerini neleri sevip sevmediğini, isteklerini, koşullarını detaylarıyla yazılı açıklamış ; Nefsine ve keyfine onay verdirmek adına insanın zihninde yarattığı ve yaratacağı yetkileri ve otoritesi elinden alınmış kifayetsiz bir tanrı hayal etmenin ve öyle bir tanrı varmışcasına umarsızca ayetine ya da  ayetlerine sırtını dönmüş halde hareket edilmesinin; Allah’a çok ağır bir hakaret ve küfür olduğunu, ve kendisine bu muameleyi reva görenin cezasının, çok ağır bir bedel olacağını; Sakınılmayacak ve Hükümleri dikkate alınmayacak bir OTORİTE olmadığını, sınav süresi bittiğinde, MUTLAKA ve LAYIKIYLA göstereceğini sert bir dille açıklamıştır.

Kuran’a göre hükümlerden bazılarını veya birkaçını veya tümünü reddetmek küfür tanımına girer çünkü; İslamın İman konuları bir bütündür ve Kelime-i Tevhid söyleyerek akde giren herkesin Tevhid’e  tüm fiilleri ile icabet etme yükümlülüğü vardır.

Kuran’a göre;

Dünya malı ve çıkarı için ayetlerin bazılarını terkeden münafıklar

Kadınları, Eşini çocuğunu ailesini, kölesi gibi gören ve Onları nefsinin hükümleri ile kullanmak arzusunda olan ve buna bir kılıf bulmak adına; aracılık kurumu üzerinden “falanca alim şöyle demişti” kandırmacasıyla, fiillerinde hakk ayetlerinin üstünü örtme gayretindeki  bkz; Zalim inkarcılar

Falanca Alim şöyle demişti, kılıfının ardına saklanıp böylelikle sorumluluğu üzerinden atarak, sınanmakta olan bir ölümlünün nefsinin heva ve arzularına göre cevaz yazan ve fetva veren ruhban sahtekarlar,

Bir ülke veya topluluğu, çıkarları uğrunda kendi hükümleri ile yönetmek isteyen ve bu uğurda din alimlerini kendi iradeleri doğrultusunda hükümler verdirmeye zorlayan yöneticiler ve bu doğrultuda fetva verenler ve fetvaya uyanlar,

Dünya çıkarı için Allah’ın ayetlerini toptan yok sayan inkarcılar;

Küfr içindeki kafirler olarak tanımlanırlar!

Ayrışmış Mezhepler ve tarikatlar küfr tanımına en güzel örnektir.
Mezhep yol demektir. Oysa mümin’lerin sırat-ı müstakim yolu, Allah’ın ipi olarak da anılan  Kur’an yoludur. 

İslamiyet’i, Allah’ın hükümlerinin uygulandığı bir ev gibi düşünelim.,
Evde kardeşler arasında ihtilaflar olabilir. Bu ihtilaflar Allah hakemliğinde yani Kuran ayetlerine danışarak çözülür ve hiç bir ihtilaf O korunaklı evi terketmeye sebep değildir ve Kuran’da bu durum ayetlerle yasaklanmıştır. Bu nedenle Müslümanlar ihtilafa düştükleri konuları aralarında çözerek, yollarına mutlaka aynı çatı altında devam ederler. Nasıl ki bir ülkede kanunlar anayasalar ile belirlenmişse ve suçlular hiç bir ayrım gözetmeksizin aynı yasalara göre ceza alıyorsa. İman etmiş herkes aynı yasalara uymakla yükümlüdür ve bu anayasa Kuran’dır.
Geçmişten gelen şucu bucu gibi türlü ayrışmalar tamamen siyasi ihtilaflarla ortaya çıkmış şirk yapılarıdır.Müslümanlar birlikte hareket ederler ve önlerine veya arkalarına şucu veya bucu gibi sıfatlar ekleyemezler. Eklendiği anda dinden çıkılıp fıska girilmiş olur ki bu durum kişileri fasık ve bir ayetle bile olsa Allah’ın ” BİRLEŞİN AYRILMAYIN” hükmünü umursamamış ve önemsememiş olmakla kafir tanımına sokar. Ve bu kişiler Allah’ın dostluğu ile birlikte Allah’ın yardımlarını da kaybederler ve Allah’tan merhamet göremezler.

Sizin yegane dostunuz Allah’tır. Onun Peygamber’idir.  ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namaz kılan, zekât veren müminlerdir. Mâide suresi 55

Kendisine apaçık deliller geldikten sonra, parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! Bu duruma düşenler için kıyamet günü büyük azap vardır! Ali İmran suresi-105

Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki, size merhamet edilsin: Hucurat suresi 10

Müslüman olmak bir ayrıcalıktır. Ondan daha güzel bir sıfat yoktur. Önüne veya ardına eklenecek şucu bucu gibi her sıfat kişileri aşağı bir konuma düşürür! Çünkü Allah’ın Halil’im (dostum) diye andığı Hz İbrahim dahil tüm Peygamberler elçilik sıfatları dışında, önsüz arkasız eksiz MÜSLÜMAN olarak anılmış ve bu isim altında mücadele edenler Allah tarafından yüceltilmiştir.

image

 

Ey iman edenler! Allah’tan layıkıyla korkun. Sakın sizler Müslüman olmaktan başka bir sıfatla can vermeyin. Ali İmran suresi 102

Hepiniz, topluca sımsıkı Allah’ın ipi Kuran’a topluca sarılın, parçalanıp AYRILMAYINAllah’ın size olan bu nimetini hatırlayın. Ali İmran suresi ,103

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır!  Ali İmran suresi 105

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise İnkar etmenize karşılık azabı tadın” denecektir. Ali İmran suresi 106

Geçmiş zamanlarda aracı ruhban kurumları, Allah’ın sözlerini ve ilkelerini dünya çıkarları uğrunda değiştirdiği için, ardınca bir sonraki kitap inmiş “zaten önceki kitaplarda da yasak olan” Ruhbanlık ve Allah adına Fetva verme kurumu; Son kitap olan Kuran’da konuya önemle dikkat çekilerek büyük yasak ve büyük günah olarak kayıt altına alınmıştır.

Kuran’a göre Müslümanlar birbirlerinin velisidir ve işlerini birbirlerine danışarak yürütürler. Bu sebeple inananlar sınavdaki bir kişiden veya sınavdakilerin oluşturduğu bir kurumdan, Allah adına bağlayıcı bir fetva isteyemezler. Ancak ve ancak danışırlar!

Bu danışma ardınca kişiden veya kurumdan alınan tavsiye Allah’ın ahsen ayetlerine dayanmıyor ve, özellikle bir bilgini bir alimi bir hacı hocayı, şeyh’i veya ulemayı işaret ediyorsa; Biliniz ki orada Allah’ın hükümleri ötelenmiş ve İnkarın küfür hükümleri yerini almış demektir.

Adı İslamiyet ile anılan coğrafyada bunca ayrışma kutuplaşma ve düşmanlık var ise;
Biliniz’ki Allah’ın ayetlerinden ayrılmayla oluşmuş bir inkar ve küfr var’dır

Adı İslamiyet ile anılan coğrafyada kadınlara ve çocuklara bunca eziyet var ise
Biliniz’ki Allah’ın ayetlerinden ayrılmakla oluşmuş bir inkar ve Küfr vardır.

Adı İslamiyet ile anılan coğrafyada bunca yoksulluk ve çile varsa;
Biliniz’ki Allah’ın ayetlerinden ayrılmakla oluşmuş küfr vardır

Allah’ı özgüleyerek yaşamak olan tevhid İmanı maalesef’ki günümüzde de inkarcı iblisin inkarcı dostları tarafından reddedilmiştir.

Kuran’da aktarıldığı üzere ve insanlığın tüm geçmişinde olduğu gibi; “Çoğunlukları elinde ve etrafında tutma sevdasının sonucu olan,çoğunluğun heva ve arzusuna göre fetva verme geleneği hadis adı altında maalesef ki bir çok din adamını küfre düşürmüş ve hala düşürmektedir.

Arama motorlarında Allah Esma’larını aradığımızda ilk sayfada çıkan bilgiler;İslamiyet öncesinden gelen hurufilik inancından kalma harfe şekle sayıya dayalı Kuran’da yasaklanmış hurafeler.

Diyanet işlerinin danışma sitesine ve danışma hattına müracaat ettiğimizde ise verilen bilgiler maalesef ki çoğunlukla; bilgileri Kuran’la çelişen geçmiş çağlarda yaşamış tahrifkar müşrik zihniyet Ulemasının(!) hadis adı altında havadisleri.

Hani bizler müslümandık?
Bilmediğimiz bir şeyin peşine düşmeyecek ve imanın gereği; doğruları O’nun kitabından öğrenecektik?

Hani bizler müslümandık?
Hani dinimiz tevhid idi ve bizler Allah odaklı bir yaşam sürdürecektik?

Hani bizler Hz Muhammed’in ümmetiydik ve O’nun Namus-u Ekber’den vahiy ile aldığı hakk bilgileri gerçek kabul edip, hiç bir ölümlünün bilgisiyle mukayese etmeden kalben İman edecektik?

Hani bizler O’nun yirmi üç yılda eziyetler cefalar ve ezalar ile geçirdiği günleri ayları yılları aktaran, gün gün ayet ayet yazdırdığı O sayfaları tertemiz kitab’a ve O’nun ayetlerine İman edecektik?

Hani bizler O’nun vahiy ile yazdırdığı kitabın içinde yazılı davasına hürmet edip O’na Sâlat edip davasında yardım edecektik?

Dünya nimetlerini ve çıkarlarını kaybetme korkusuyla, Peygamber’imizin tebliğ ettiği ayetleri reddeden ve bu amaçla O’na iftiralar atan kafirler’e mi İman ettik de ayetlerini okumayı unuttuk?

Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin; babaları, oğulları, kardeşleri veya akrabaları da olsa, Allah’a ve Peygamber’ine muhalefet eden kimselere sevgi beslediklerini göremezsin.”Mücadele suresi 22

Özetle;Kişi ister hükümlerinin bir kısmını söz ve fiilleri ile isterse tümünü inkar etmiş olsun, Yüce Allah , inkarcıları kafir olarak adlandırmıştır.Bu sıfat, ayetlerin aksine işledikleri fiiller, Kuran dışında tuttukları yolun kendilerini sürüklediği eylemler sebebiyledir. Hakk’a uymamaları Allah’ı ve hükümlerini hiçe saymaları ve Peygamber’i umursamamaları ve Hz Muhammed’den sonra ayetlerini inkar etmeleri sebebiyledir. Ve günümüzde de bu sıfat ayetine uymayan tüm inkarcıların üzerindedir.

Yine Kuran’da Anlıyoruz ki Yüce Allah; Bir kişiyi,toplumu yada putları ya da nefsinin heva ve hevesini Allah’a ortak koşan) müşrikleri (Furkan,53) – ehli-i kitap olarak andığı hıristiyan ve yahudi ruhban din adamları üzerinden dinimizi geçim kapısı yapmış tüm tahrifkar ruhbanları (Maide,17,52,73 Tevbe,307) -Ahireti inkar edenleri (Enam,150) -Allah’ın rahmetinden ümit kesenleri (Yusuf,87) –Allah’ı ve Peygamber’i inkar edenleri (Nisa,150,151 ) kafir olarak nitelemiştir.

Kafirler Müminler’e veli olamazlar müminler ancak birbirlerinin velisidirler.Maide,51 Ve müminler danışmalarını ancak Müminler’e yapabilirler.Çünkü yukarıdaki ayetlerinde anılan kafirler; Dünya çıkarı peşinde koşan bir güruh olduğu için Asla Allah’ın hükümleri ile hükmedip öğüdü zikredilen ayeti ile öğüt vermezler!

Allah kafirleri sevmez ve lanetler. (Ali imran,32 )
Allah kafirlere düşmandır. (Bakara,198) Nisa,102
Allah onlar için cehennemi vaad etmiş ve hazırlamıştır.Bakara,104 Nisa,37 İsra,8

ve bu örneklerin dışında bir çok kıssada ve ayette küfür ve kafir kavramı detaylandırılmıştır.

İnsanlardan kimi, Allah’a yalnız bir şartla kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa buna pek memnun olur, Eğer bir zorluğa uğrarsa,sıkıntıları akabinde davranışları değişir. O bu yüzden dünyasını da ahiretini de hüsrana uğratmış ve kaybetmiştir. Bu, apaçık zararın ta kendisidir.” Hacc suresi 11

BAKARA 75 Şimdi bunların, hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan eskiden de bir grup vardı ki, Allah’ın kelâmını işitirlerdi de sonra ona akılları yattığı halde bile bile onu tahrif ederlerdi.Bakara suresi 75

Bunların bir de ümmî olan , kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar.78

Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle sözde kitap yazarlar da sonra biraz para almak için “Bu Allah katındandır onun buyruğunu açıklar.” derler. Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara! 79

Sen Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet. insanların çoğu yoldan çıkanlardır. Maide suresi 49

Yoksa cahiliyye hükmünü mü arıyorlar? kesinlikle bilen bir toplum için;

ALLAH’TAN DAHA GÜZEL HÜKÜM VEREN KİM OLABİLİR? Maide suresi 50