Adalet adl El Adil Allah

Adalet arapça “adl” kökünden türemiş, dengede tutmak, dengeli tartmak, olması gereken bir şeyi olduğu yere koymak anlamını karşılayan masdardır. Allah’ın Zat’ı sıfatlarından bir ismi EL ADİL‘dir.  EL ADİL; Dengeli bir şekilde her şeyi yerli yerine koyan, canlılar üzerinde yapılarına göre en uygun yapı-sistem ve dengeyi ilmiyle yaratan ve koruyan demektir. Adalet insan üzerinde ; uyması ve gözetmesi gereken bir yükümlülük iken, Allah’ın Zat’ı sıfatında , yükümlüler üzerinde ilmiyle adalet yaratan anlamını karşılar. Yüce Allah sınav dünyamızda canlılığı yaratırken her canlıyı amacına uygun farklı özellikler ve yetiler ile donatmıştır. Örneğin erkeği kadından fiziksel olarak daha güçlü yaratmış ve bunun üzerine kadını koruma yükümlülüğünü erkeğe vermiştir. Bu yükümlülük, Erkek güçlü kadın zayıf olduğu için verilmiş bir hüküm değildir bilakis ; Kadın ve erkeği, bir bütünü tamamlayan ayrışmaz bir parçalar olarak YARATAN  bknz:MUSAVVİR , olduğu için kadını, “yaratan Hükmü” ile korumuştur.  Çocukları yetiştirme görevinde dişiyi farklı hormonlar ile desteklerken erkeği de, eşini koruma görevinde farklı yardımcı hormonlarla desteklemiştir. Kadın ve erkeği birbirinden ayrı eşit parçalar olarak görmek, Hüküm ve Hikmet sahibi Allah’ın yaratmadaki fiziksel özelliklerimizi göz ardı etmemiz anlamını taşır ki bu durum ; Allah’ın hükmünü terketmek ve dolayısı ile adaleti terketmek demektir. Allah halifesine her koşulda hükümlerine göre davranmasını ve hükümleri ile hükmetmesini emretmiştir. Çünkü Allah’ın koyduğu yazılı hükümler, yaradılışa ve yaradılışımıza koyduğu özellik ve yetiler ile en uyumlu çalışacak sistemdir.

HER ŞEYİ ÇİFTLER HALİNDE YARATTIK. Artık düşünüp öğüt alırsınız. ZÂRİYAT,47 

Yukarıdaki hükmünden, okuduğumuz üzere Yüce Allah insan denen varlığı ” birbirine muhtaç iki  yarımdan oluşan ayrışmaz bir tekil”  olarak yarattığını , benzeri onlarca ayetinde özellikle vurguluyor. Günümüzde kadın ve erkeği bir bütün olarak görmeyen ayrıştıran her düşünce, hem kadını hem erkeği mutsuz edecek yapıdadır. Günümüz batıl yaşantısında kadın ve erkeği ayrıştıran düşünce ya da düşünce sistemlerinin insanları nasıl bir mutsuzluk kaosuna sürüklediği hepimizin malumudur. Çünkü günümüz adalet kavramı , insanın yaradılış gerçeğine uymayan ve Allah’ın Mülkü yeryüzünü açgözlülükle talan etmek isteyen toplululukların savaş stratejileri temelinde oluşturdukları, akıl dışı nefsani kanunlardır.

Dünyada sadece bir kaç demokratik ülkede, anayasanın belirleyici kuralları doktor psikolog sosyolog ve akademisyenler tarafından şekillendirilir. Çünkü bu ülkelerde insan yaşamı gerçekten önemsenir ve kanunları oluşturma görevi bu nedenle İnsan tabiatını anlama konusunda en yetkin, ehil kişilere verilmiştir. Ehil akademisyenlerin temel aldıkları öncelikli kural ise insan mutluluğudur. Ve Akademisyenler bilimsel verilere dayanarak çıkardıkları kanunlar ile ortakladıkları insan mutluluğunu , ilk önce ebeveynlerden başlamak üzere ve her birey üzerine sorumluk yükleyerek yasalar ile zorunlu kılmaya gayret ederler. Allah ile bilimin çeliştiği hiç bir kaide olamaz! Çünkü bilim ; Allah’ın yaratmasını keşfetme sanatıdır. Adaleti bilim ile sağlama gayretinde olan ülkelerdeki insanlarının tüm bu meşakkatli çabaları Kuran’ı henüz okumamış olmalarından kaynaklanır. Oysa bilimi ayeti ile müminlere mecbur kılan Alim ve Adil Allah ; Ne yazık ki kendisini Müslüman olarak tanıtanlar tarafından hala anlaşılamamaktadır.Bknz; İLİM VE HİKMET
Adalet sadece insanların birbirleri ile olan ilişkilerinde değil , insanın doğa ile olan ilişkilerinde de sağlanması gerekir.
İnsanın tüm Yaratıklar ve Doğa üzerindeki hak ve hukuku Kuran’da cezaları ile birlikte ayar ve ölçü ile insanın dikkatine sunulmuştur. Adalet insanın doğasına uygun olan bir şeyi doğasında uygulaması demektir. Ve bu doğayı en iyi bilen Yaratıcımız Hüküm ve Hikmet sahibi Adil Allah’tır. Onun Hükümlerini hayatimıza geçirmek ve O’nun hükümleri ile hükmetmek hem Adaleti hem de Adil olan Allah’ı bizlere en iyi şekliyle anlatacaktır. Bilim ise, O’nun ne kadar Adil olduğunu kavramamıza ve O’nu Hamd ve Şükür içinde anmamıza vesile olacaktır.

Rabb’inin sözü, DOĞRULUK ve ADALET bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirebilecek hiç bir güç yoktur. O hakkıyla işitendir , her şeyi bilendir. ENAM-115

1 Comment

Yorumlar kapatıldı.