Allah’ın varlık Esmâları

Allah’ın varlık esmâları bizleri hakikatin özüne yönlendiren Kuran’ın temel kavramlardır. Madde alemine “akıl” denen üstünlük ve “din” zikredilen yükümlülük ile gönderilmiş biz halifelerin, vazifemiz gereği, varlığın hakikatini. eşyanın tabiatını, yaradanı ve amaçtaki iradesini “akıl” ile kavrıyor oluşumuz, şüphesiz hepimizi şeksiz şüphesiz Rahmana ve öğütlerine yakınlaştıracaktır.
Kuranda zikredilen Allah’ın varlık esmâları bizlere yaratıcımızın özelliklerini aktarırken zihnimizde oluşacak yanılgıları ve kul ile Allah arasında girecek kasıtları da ortadan kaldıracaktır.
Gerek Kuran ayetlerine gerek tarih kaynaklarına müracaat ettiğimizde görüyoruz ki; Adem ile Havva’dan beri tüm süreçlerde birtakım İnsanlar, kendi düşünceleri ile bir tanrı kavramı yaratmış ve kendi çıkarlarını onaylayan yaratılmış bir tanrı üzerinden insanları kandırarak iktidarlarını sürdürmüş ve hala sürdürmektedir.

Allah’ın yaratılış gayesindeki beklentilerini yasaklarını isteklerini ve koşullarını açıklamak yerine; İnsan ile tanrı arasına çeşitli iradeler sokan aracı şirk anlayışı , Sadece put sahiplerinin iradesini emreden ve gerçekleri bu gayede bir put üzerinden değiştiren putlara tapınma sakilliği , bir kişi yada topluluğun çıkarı ve iktidarı uğrunda doğacak hataları ve yanlışları örtbas etmek adına ,adaletsizliğe bencilliğe onay veren yaratılmış tanrı kavramları, Kuranda ağır bir dille eleştirilmiş , ve kullarının bu aldanışı üzerine Aziz Allah , Kendi varlığını amacını, yetilerini ,donatılarını, yaratma amacı ve yaratılmışlık üzerindeki iradesini açıklayan sıfat ve mefsuflarını, kullarının bir daha kandırılmamaları adına esmaları olarak bildirmiştir.
Bir bilginin aktarımında, bilgiyi kimlerin ve niçin aktardığı çok büyük önem taşır. Aziz Allah kendi varlığı ile ilgili aktarımlar yaparken, bizler gibi kendisini insanlara beğendirmek adına övgüler düzmez. Bilakis Sınavımızda hatalara meyl etmemiz ve sonucunda ağır cezalar almamamız için merhameten “aciz-e nasihati” nde bulunur.

Her nefs ölümü tadacaktır. Biz sizi, hayır ve şerr fitneleri ile yeryüzünde sadece imtihan ediyoruz. Ve sonunda muhakkak amelleriniz üzere bize döndürüleceksiniz.
 Enbiya suresi 35

Kuran’da zikredilen Aziz Allah’ın esmalarını, kulların bu nasihatla kendi zihnine tanıtması ve sonrasında çevresine aktarması elzem ve önemlidir. Çünkü tüm tarihsel süreçlere bakıldığında yeryüzündeki savaşların yıkımların huzursuzlukların kaynağı, “Benim mülküm üzerinde ve madde uğrunda ayrışmayın, ayrımcılıklara yönelmeyin, savaşmayın, birbirinizi sevin koruyun, zorbalık yapmayın, yetimi yoksulu gözetin, eşitlikçi ve adaletli olun barış ve huzuru tesis edin ” diye emirler göndermiş bir yaratıcı değil bilakis ; “Allah’ın mülkünü sahiplenmek adına savaşlar çıkaran, mülkü dilediği gibi çıkarları için kullanan, ırk soy mezhep cemaat tarikat gibi ayrışmalar üzerinden insanları bölen ve birbirine düşürmek suretiyle varlıklarını ve hakimiyetlerini sürdüren kibri nefisten insan soyu olmuştur ve ne yazıktır ki bu durum günümüzde de hala devam etmektedir.

Bu tespitlerden hareketle ; Allah’ı bilmek tanımak anlamak sureti ile Adaletli merhametli Mülk Sahibini ve beklentilerini tebliğ etmek ve böylece gerçeğin üzerini örtmeye çalışan kafir müfterileri açığa çıkarmak hepimizin ortak görevi ve sorumluluğu olmalıdır.

Allah hakkında bilgi edinmek için, insanların müracaat ettikleri  genel geçer altı kaynak mevcuttur. 

1.Allah’ın kitabı Kuran

2. Aracılık sistemi Kuran ile yasakladığı halde ; Ana baba komşu gibi aracı kaynaklar

3.Aracılık sistemi yasaklamış olduğu halde; Allahın aracılığına soyunmuş dini tahrif ederek dini parça parça etmiş ruhbanlar

4.Aracılık sistemi Kuran ile yasaklamış olduğu halde son gönderdiği kitap Kuran üzerinde dahi aracılık kurumunu yaşatmaya çalışan  ve böylece ayrı ayrı din anlayışları türetmekle ümmeti Muhammediye’yi bölen, mezhepçi, tarikatçı ruhban sahtekarlar

5.Yaratılmışlık üzerindeki ilmi araştırmalar

6.Yaratılmışlık üzerinde ilim yapmış ancak güç odaklarının çıkarları doğrultusunda açıklamalar yapmak suretiyle bilimi tahrif eden böylelikle ;bilime inanan ve yönelenleri de şer odaklarının hizmetlisi haline dönüştüren Alimler kurulları ve kaynakları

Deizm ve ateizmin giriş kapısı olan bilgi kaynaklarını ve tutarsızlığını daha iyi kavramak adına öncelikle, Rabb’imizi bizlere en doğru haliyle kusursuz açıklayan eksiksiz Kitabı Kur’an’a müracaat edelim. Ancak ve ancak Esmâları daha iyi idrak etmek için kişinin öncelikle kendisine şu soruları yöneltmesi elzemdir.

  • İnsan fizik vücudu olan bir madde mi yoksa ahir yaşamda yaratılıp yeryüzüne sınanmak için gönderilmiş olan ve sonunda tekrar ahiret yurduna döndürülecek bir ruh mudur ?

İnsanoğlunu tarihsel süreçlerde saptıran, vesveseli dünyalara sürükleyen zihin oyunlarının altında yatan iman gerçeği, iki basit yanıtın altında gizlenmektedir.
Eğer Müslümanız diyorsak şüphe götürmez bir şekilde, ruh olduğumuza ve ruhların sonsuz bir ahiret dünyaları olduğuna inanıyor olmalıyız. Varlığımız olarak adlandırdığımız kendiliğimizin bir bedenden ibaret olmadığını bilakis ; maddede geçici ve süreli ,varlıkta ise ebedi ve sonsuz yaşam sürdürecek yaratıklar olduğumuzu kavrıyor olmalıyız.

Sonsuz bir hayatta eskimeyecek bir beden ile tekrar yaratılacağına iman etmemiş , Kendiliğini sadece madde üzerinde kavrayan kişilerin karşılaştıkları yegane ikilem; Kendisi gibi düşünen kendisine benzeyen insansı maddi bir Tanrı tasvir etmesi ile başlar ve ahirete imansızlığın getirdiği bu yanılgı ardınca; insanlardan çocuklar yapan, meleklerden kızlar edinen , tarikat şeyhleri ve ruhbanlar ile her gün ahbap çavuş ilişkisine giren , onlara muhtaç olup yetki veren, hayali tanrı kavramları yaratır.
Allah’ı asıl varlık aleminden çıkarıp madde alemine indirgeyen ve Allah’ı adeta sınanmakta olan bir insana muhtaç ederek insan önünde diz çökmüş kifayetsiz bir varlığa dönüştüren şeytani anlayışlar, kesinlikle insanın kendi ahiretini, Ruh varlığını zihninde yok saymasıyla zuhur eden akıl oyunlarıdır. Kuran’ın tabiri ile vesveselerdir.

Baba oğul kutsal ruh gibi Ahirete imansızlığın zihin oyunu maddi bir tanrı kavramına karşı yöneltilen, Allah’ı kim yarattı ? sorusu tamamen madde Alemine indirgenmiş Aciz bir Tanrının varlığına karşı karşı yöneltilmiş haklı bir sorudur. Oysa Kuran Yüce Allah’ın varlık esmalarını bizlere şöyle aktarır;

SAMED ALLAH ; Ey muhammed! De ki: O Allahtır bir ve tektir. 2.Allah Samed tir.Her şey ona muhtaçtır; O hiçbir şeye ve kimseye muhtaç değildir. 3.O doğurulmamış ve doğmamıştır. 4.Ve hiçbir şey O’nun dengi ve benzeri değildir. İhlas suresi

Ayetlerinden anlaşılacağı üzere İman; Doğmamış ,doğurulmamış, yaratması ve yaradılışı insana benzemeyen dengi benzeri ve nisbeti olmayan ve sınavdaki varlıklar üzerindeki otoritesini, sınanmakta olan varlıklara asla teslim etmeyen,  “her şeyin var olmak için kendisine muhtaç olduğu ama kendisi hiçbir şeye ve kimseye muhtaç olmayan samed Allah’ı idrak etmekle başlar ve bu idrak sonucu oluşan zihinsel kabul, kalblerde şüpheye mahal vermeyen bir imana vesile olur.

Cebrail as ; Bir çok ayetinde; Yüce Allah’ın tek ve hiçbir varlığa muhtaç olmayan yegane varlık olduğunu, kuru balçıktan yaratılmış insan gibi yaratılmamış olduğunu ve insan gibi doğmamış ve doğurulmamış olduğunu, her eksikten beri , hiç bir şey için kimseye ihtiyaç duymayan” ve amacında işlerini çok güçlü itaatkar melekleri vasıtasıyla yürüten bir otorite olduğunu ve bu sebeple sınananların aracısız itaat etmesi gerektiğini tebliğ eder.

OL demesi ile hizmetine milyarlarca melek yaratabilecek Aziz Allah’ı, asıl alemden indirip madde aleminde sınanmakta olan bir insan önüne diz çöktüren bu indirgeyici ve aşağılayıcı tanrı kavrayışı, imansızlığın örmeye başladığı ilk büyük duvardır ve Allah’a küfr içindeki müfterilerin sığındığı yegane limandır. Kuran’ın tarifinin dışında kalan ve Kuran’da küfür zikredilen Allah anlayış ve kavrayışlarını maalesef tasavvuf ekolü tarikatlarda sıkça görmekteyiz ve yönelenlerin ,Hakk olan Allah’tan ve dininden uzaklaşarak felaketlerine nasıl yakınlaştıklarını ibret içinde izlemekteyiz.

MALİKE’L MÜLK : Mülkün ebedi ve tek sahibi. Mül­künde dilediği gibi tasarruf eden; amacı uğrunda iradesi ile dilediği gibi var eden, dilediğinde yok eden; iradesine hiçbir şeyin ve hiçbir kimsenin müdahalesi söz konusu olmayan, mülkünde ve mülkü üzerindeki hükmünde asla ,eş ortak ve aracı kabul etmeyen Allah demektir.

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah yaptıklarınızla sizi hesaba çekendir. Sonra dilediğini bağışlayan ve dilediğine azap edendir. Allah her şeye kadirdir. Bakara suresi 284 

 Göklerde ve yerdekiler ve bu ikisinin arasında olanlar ve toprağın altında bulunanlar hepsi O’nundur. Taha suresi 6

Örnek olarak aktardığımız ancak onlarca ayetinde zikrettiği üzere kendi varlığımız dahil her şey Allah’ın mülküdür.  Malik’el Mülk olma özelliğini taşıyan yegane varlık olmasına rağmen,imansızlığın bir tecellisi olarak, İnsanın ALLAHIN MÜLKÜNÜ SAHİPLENME arzusu Yüce Allah’ın sürekli vurguladığı aracı Şirk sınıfını ortaya çıkaran yegane etkendir.

Hanginiz en güzel ameli yapacak?” diye sizi imtihan etmek için semaları ve yeryüzünü altı dönemde yaratan O’dur. Ve O’nun arşı su üzerinde idi. Eğer sen: “Muhakkak ki siz, ölümden sonra tekrar diriltileceksiniz.” dersen, kâfirler de mutlaka sana şöyle derler: “Bu ancak apaçık bir sihirdir.” Hud suresi 7

Aziz Allah’ın sınanmamız adına yarattığı yeryüzünde bizlere kolaylık olması adına ortak kullanımımıza sunduğu petrol, demir bakır gibi toprağın altındaki mülklerini, savaşlar çıkararak zorla gasp eden ve çıkarı uğrunda yeryüzünde ayrımcılıklar bozgunculuklar hasıl eden ahirete hayatında tekrar dirileceğine imanı olmayan insan profili; tabiidir ki Allah’a inanmaya temayüllü milyarlarca insanı, çıkar sahiplerini doğrulayan bir Allah ile kandıracaktı.

EL HAKK: Varlığı gerçek olan ve hiç değişmeden duran ve asla değişmeyecek olan anlamına gelir. Bu Esmâ zamana mekana ve şartlara göre kendiliğini değiştiren zihinsel tanrı kavramlarının olamayacağı gerçeğini idraklerimize sunan önemli bir hakikattir.
Aşağıda zikredilen Allah’ın esmâları eşi benzeri ve dengi olmayan Mülk sahibinin idrakimize sunduğu yaratmadaki diğer tecellileridir.

EL MUSAVVİR :  Tasvir eden, herşeye bir biçim ve özellik veren her madde ve varlığa amacı uğrunda şekil ve suret giydiren anlamına gelir.

EL BEDİ : Hayret verici şekilde alemleri yokdan var eden eşi ve örneği olmayacak şekilde, birbiri ile uyumlu ,döngü içinde ve sanatkarane yaratan. hayrete düşüren güzelliklerde şeyler yaratan anlamına gelir.BKNZ;MUCİZE YARATILIŞ

EL MÜBDİÜ : Bütün varlıkları örneksiz kopyalamadan ve maddesiz olarak ilk baştan yaratan yani maddesiz ve örneksiz yaratıcı, yoktan yaratıp var eden anlamına gelir.

EL MUHSİ : Sonsuzda olsa tek tek yarattığı herşeyin sayısını bilen ,Mülkündeki her şeyin niteliğini ve niceliğini, teferruatıyla bilen anlamına gelir.

EL HÂLIK : Bütün varlığı, halleri ve hadiseleri, tayin ve tesbit eden hepsini yoktan var eden yani yaratıcı anlamına gelir.

EL ALİM : Allah alimdir ilmiyle her şeyi var eden ve kuşatan demektir. İlmi, ezeli ve ebedi olup bütün kâinatı ve her şeyi bilgisi ile oluşturmuştur. Her varlık onun ilminin eseridir ve bilim uğraşı onun yarattıkları üzerindeki insan kavrayışıdır.

Kuranda geçen insan denen varlığı ve Allah’ın varlık esmalarının hakikatini Alim olan Allah’ın Kuran’daki bilgilerine müracaat ederek ve sinsi müfterilerin varlığına dikkatinizi çekerek sunmaya gayret ettik.
Konu komşudan veya çevreden kulaktan dolma bilgiler ile iman oluşturanların GAFLET VE DALALETçukurlarına hangi sebeple düştükleri, Allah’a ve Kitabı’na niçin yönelmeye tenezzül etmedikleri Kuran’da açıkça yazılıdır. Ancak unutulmamalıdır ki : insanlar değer verdikleri şeylere ilgilileri nisbetinde yönelir ve yönelenler ilgileri nisbetinde Rablerinden değer görürler. Allah’ı önemseyerek buyruklarına dikkat kesilmek olan takva sözcüğü şüphesiz bizleri hakikate ve hidayete yönlendirecek altın anahtarımız olacaktır.

Tahrif edilmiş din ve hurafeler yüzünden bilimi tanrılaştıran deist düşüncelerin saplanıp kaldıkları nokta ; dinlerin tahrif edilebilir ancak bilimin tahrif edilemeyeceği sanısıdır.
Oysa bu büyük bir yanılgıdır; Bilimde fayda veya zararların tespiti ancak laboratuvar ortamında uzun ve tekrar eden deney ve gözlemler ile kanıtlanabilir. Önlerinde duran kitabı bile okumaktan imtina eden ikiyüzlülerin bilime bir kurtarıcı olarak bakıyor olmaları önemle dikkat edilmesi gerekli bir konudur.bknz; İLAHLAŞTIRILAN DEİZM VE BİLİM

Eşi dengi ve benzeri olmayan Samed, tüm eksik ve olumsuz sıfatlardan uzak Sübhan, her şeyi en iyi bilen Alim Allah’a ve tahrif edilemez korunmuş kitabı Kuran’a emanet olun!

5 Comments

  1. teşekkürler AŞKA ÇAĞRI. bu keskin duruşunuza hayranım. yüreğinize sağlı. Allah cc Razı olsun

    Liked by 1 kişi

  2. Geri bildirim: AMEL | Aşka Çağrı

Yorumlar kapatıldı.