Beykoz ramazanları ve Beykozlu muttakiler

Beykoz; İstanbulun fethinden 50 yıl önce Yıldırım Bayazıt tarafından Osmanlı topraklarına dahil edilerek Kocaeli beylerinin ikametgahı haline dönüşmüş. Osmanlı öncesi Amikos olan ismi , Osmanlıca yönetici anlamını karşılayan “bey”  ve Farsça’da köy anlamına gelen “koz”kelimelerinden türetilmiş. Önceleri ayrı yazılan ve “beylerin köyü” manasında dillendirilen isim zamanla bitiştirilerek Beykoz olarak anılmaya başlamış.
Beykoz ; 39 ilçeye sahip günümüz İstanbul haritasında, İstanbulun en eski kara ve deniz parçası olarak, nice ilklere ev sahipliği yapmış. Örneğin İstanbul ve anadolu’da henüz elektrik yok iken, ilk kez Hidiv Kasrında jeneratör kullanılarak mekan aydınlatılması yapılmış. Bizanstan İstanbulun fethine kadar nice tarihi olaylara ev sahipliği yapmış, her köşesi ayrı güzellikler barındıran Beykozun, en kıymetli özelliğini, Ramazan ayının anlamına istinaden sizlerle paylaşmak istedik.

Ramazan-ı şerifi karşıladık ve İnşaAllah huşu içinde idrak ediyoruz. Bu hayırlı ayda, davranışlarımızı sevgi eylemlerine dönüştüren Kutsal Kitabımız rehberliğinde, sevgi dayanışma yardımlaşma gibi onbir ay unuttuğumuz hasletlerimizi hatırlıyor, nefsimizi kısıtlayarak, fısıldadığı kötülükleri itina ile savm etmeye ve hayırları yüceltmeye gayret gösteriyoruz.

Ramazan ayı İstanbula her hali ile farklı bir manevi huzur getirir. Sorumluluklarımızın idrakı ile İstanbul, her Ramazan ayında yetimlerin yoksulların darda kalmışların imdadı, kimsesizlerin kimsesi olur.

Onbir ayın Sultanı olarak andığımız Ramazan ayının istanbul için farklı bir sevinci var ancak; Beykoz halkı ve özellikle kadınları için Ramazan ayı , bir ilk, bir milat, bir başlangıç olarak kabul edilir.
Beykozlu kadınlar Ramazan ayı süresince eda ettikleri hayır görevlerini diğer aylarda da özenle devam ettirirler.

Beykoz 250 bin nüfuslu bir ilçe. Halkın geneli balıkçılık ve bahçecilik ile geçiniyor. Kadınlar günlük ev işlerinin yanı sıra her gün rızıklarından ayırdıkları gönüllerinden kopan bir ev erzağı ile, kah pasta, kah yemek, kah kek pişirerek emeklerini bir hayır uğrunda her ay paraya çevirmek için çabalıyorlar. Gelir olarak anmıyorum çünkü harcadıkları erzağın masrafını asla geri almıyorlar, bilâ bedel hibe ediyorlar. İlçede yaşayan halkın büyük bir bölümü Karadenizli. Deniz dönüşü balıkçılar eşlerine bu gayede taze balık getiriyor, özellikle pişirmelerinde yardımcı oluyorlar. Bahçelerinde sebze yetiştiren aileler ise hormonsuz ve taze sebzeler ile pişirdikleri yemekleri kermes alanında satıyorlar. Satılan ürünlerin hepsine anadolu kadınının eli dokunduğu belli. Malzemeler taze ve hormonsuz olduğu için el maharetleri de böylelikle yüksek bir lezzetle buluşuyor. Üstelik bu leziz yemeklere, piyasada ödediğiniz ücretin sadece dörtte birini ödüyorsunuz. Ucuz ve leziz olduğu için akşam olmadan bütün ürünler kapış kapış satılmış oluyor.
Ellerine geçen parayı, kah Suriyeli yetimlere kah İstanbulun sokak çocuklarına kah depremde evleri yıkılan Nepal halkına kah selden mağdur olan diğer ülkelere din dil Irk farkı gözetmeksizin gönderiyorlar.

İslamiyetin temelinde olan bu yardımlaşma ve dayanışma fiilerini bir keyfiyet olarak değil Aziz Allah’a eda etmeleri gereken bir borç olarak görüyorlar. Ramazan ayı onlar için de, sevgi fiillerini başlatan Kuran’ın indirildiği Mübarek ay olarak kabul görüyor ve sevinçle karşılanıyor. Ancak; Bu Sevinç Kalb ile imanın buluşma sevinci olsa gerek ki ; samimiyetleri tüm yıla yayılan eylemler halinde, artan bir coşkuyla devam ediyor. Onlarda biliyor ki ; Depremler felaketler çaresizlikler kimsesizlikler bir aya mahsus ve otuz gün ile sınırlı değil.

Beykoz ilçesinin Kavacık semtine yolunuz düşerse, mutlaka yetim kermeslerini sorun esnaftan herkes yolu gösterecektir.
Kermes alanları değişik mekanlarda oluyor. Boşaltılmış bir mobilya mağazası, bazan dersane olarak kullanılmış binalar kısaca yeni bir kiraci bulmak üzere boşaltılmış büyük mekanlar, mekan sahipleri tarafından hayırsever kadınlara ücretsiz tahsis ediliyor.
Yardım eli uzatan mekan sahiplerine sunulmuş gizli bir Rahmet eli olsa gerek ki; Tahsis edilen alanlar ne hikmetse bir ay geçmeden hemen yeni kiracısını buluyor. Bu durum öyle bir hal almış ki, mekan sahipleri emlakçılara vermek yerine önce kermes kadınlarını arayıp mekanlarını teklif ediyorlar. Onlar da biliyor ki kiracı beklerken boş duracak mekanlar bir yetimin yaralarını saracak fayda olacak.

Bu sevgi hareketi bir kaç yıl önce, bir ev kadınının arkadaşıyla Ramazan ayı sohbeti esnasında fikir bulmuş ve kısa zamanda onbinlerce kadının ortak hareketine dönüşmüş ve hala genişlemeye devam ediyor. Her hangi bir tarikat veya cemaate ait bir hareket olmadığı için kadın hareketi olarak anılıyor.

Ey insanlar, Hiç şüphesiz Allah katında en üstün olanınız takvaca en ileride olanınızdır. Allah, bilendir, haber alandır. HUCURAT ,13

Allah’ın emri ayetlerine sürekli itina gösteren, dikkatini Allah’ın işaret ettiği şeylerin üzerinde derinlikle tutan, Allah’ın kelamını doğru anlamlandırmak ve onları uygulamak adına çok titiz davranan, takva üzerindeki kişilere muttaki ya da muvahhid denir. İslamiyeti sadece bir ay değil her gün hal edindikleri için; Allah’ın en üstün kişilerden saydığı Beykoz’lu muttaki kardeşlerimizi canı gönülden kutluyor ve samimiyetlerinin tüm islam alemine yayılmasını temenni ediyoruz.

Beykoz’a yolunuz düşerse Kermes kadınlarının yüzlerine bakın! Zira onların kalplerinden yüzlerine yansıyan mütebessim ifade İnsanlığa, Samimiyeti Sadakati ve İslamın tüm hakikatini anlatıyor.

Dualarınız kabul, ameliniz makbul sadakatiniz daim mutluluğunuz kaim olsun.
Mübarek Ramazan Ayımız; Samimiyet ve Sadakatimizin rehberi , artarak sürecek hayırlarımızın vesilesi olsun.

3 Comments

  1. ah okudukça bayıldım beykoz ve halkına. inanın orada oturmayı çok isterdim. hem güzel hem halkı güzel, Hayırlı ramazanlar ALLAH razı olsub

    Liked by 1 kişi

  2. harika harika harika . işte islam bu . terör örgütleri ile anılmaktan yorulduğumuz şu günlerde. yüreklere su serpti kardeşlerim. Allah salih amellerde bulunan tüm kardeşlerime hidayetini nasip etsin.

    Liked by 1 kişi

Yorumlar kapatıldı.