İstanbul -Şehr-i Aşk

Ruhun aziz beldesi Şehr-i Azam, bir taşına acem mülkünün feda edildiği, nice kralların gönül verip uğruna heder olduğu nazlı bir maşuktur istanbul!
Kiminin Alexandresi, ötekinin İstimpolü, berikinin Çargradı olup için için yakmıştır herkesi.
Tüm hükümdarlar Ona meftun, Ona ram olmuş Lakin O, gönlünü sadece birine verip Ona Şehr-i yar olmuştur. Ya ben İstanbul’u alırım ya da İstanbul beni’ diyen bir yiğide Gülizar olmuş , yedi tepeden yedi iklime uzanan güzelliğini ve hükümranlık payesini yalnızca Ona bahşetmiştir.

Aşk sevdiği uğrunda yok olmaya hiç olmaya kararlı olmaktır! Şehri-Sultan için canını sunmuş Aşık Mehmet kararı gibi!

İstanbul öylesine bir şehir fethi öylesine bir fetih değildir Mehmet için!

Rum Suresi’nde Rum adı ile zikredilen ve hicretinin 9.yılında 40 bin kişilik güçlü ordularıyla Peygamberinin canına kasteden ve sonraki yıllarda İslamiyete akın akın devamlılıkla saldırmış Bizans ordusunun yenilgiye uğratılmasıdır öncelikle.

Kuranda anılan Bizans ordusu; Allah’ı aşk olarak zikreden Fatih sultan Mehmet’in bu vazgeçmeyen kararlı tutumu karşısında 29 Mayıs 1453 sabahında aşkın ne olduğunu öğrenmiş ve ölesiye terk etmek istemedikleri güzeller güzeli Şehr-i İstanbulu islam bayrağına teslim etmek zorunda kalmıştır.

Aşk sevdiği uğrunda yok olmaya hiç olmaya kararlı olmaktır!

Sevdiği uğrunda canını sunan mekkeli yetim Muhammed gibi!

Aşk sevgili uğrunda yok olmaya hiç olmaya kararlı olmaktır!

Rum diyarının kalbi İstanbulu islama katmak için canını sunan 21 yaşındaki Mehmed gibi!

İstanbul öylesine bir şehir değildir!

İstanbul Mekke’de başlayan fetihlerin devamıdır!

İstanbul Mekkeli yetimden öğrenilen O büyük Aşk’ın ihtişamıdır!

yazar: HÜR NİSA

image