Öfke nedir

Öfke : İnsanın aşağılık duygusunu, üstün olma haline sözel yada eylemsel yolla geçirmesi olarak tanımlanır Niçin böyle olduk niçin saldırgan ve öfkeli bir millet olduk gibi ikiyüzlülük içinde araştırılmadan sorulmuş soruları, bilimsel açıklamalar zaten çok iyi anlatıyor. Gün geçmiyor ki ülkemizde bir terör olayı olmasın! Her gün kadınlar çocuklar hunharca katlediliyor. Horlayan aşağılayan özellikle kadın ve çocuklara şiddet uygulayan baskı kuran kişilerin kimler olduklarına baktığımızda, gördüğümüz tablo ayanı beyan kan donduruyor. Hepsi de erken oral dönemde ebeveynlerin yanlış davranış ve tutumuna maruz kalarak doğasının seyri dışına çıkmış ve bu süreçte marazi savunma mekanizmaları kuşanmış bencil narsist ikiyüzlü hedonist kişilik yapıları. bknz: Yobazname

Erken oral dönemi ilgisiz ve sevgisiz ebeveyn tutumları yüzünden çocuklarımız, masum bir melekten adeta bir canavar haline dönüşebiliyor. Çeşitli illerde yapılan bu yılki araştırmalardan ortaya çıkan tablo bize her şeyi açıkça özetliyor! Örneğin; Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Vesile Oktanın çalışma raporuna göre; Trabzon’daki 15 farklı liseden herhangi bir Psikiyatrik bozukluk tanısı almamış, bugünlerde normal diye kabul ettiğimiz 371’i kız 680 öğrenci üzerinde yapılan araştırma bizlere şu çarpıcı sonuçları aktarıyor. “Kendisine zarar verme nedenleri” başlıklı araştırmada görüşülen öğrencilerden 245’inin yani yaklaşık yüzde 36’sının çeşitli nedenlerle kendilerine zarar verdikleri görülmüş! Diğer 298 öğrencinin ise sadece karşıdaki kişiye zarar verme dürtüsü içinde hareket ettiği belirlenmiş. Araştırmaya göre ergenler arasında en fazla görülen davranış yüzde 64 ile “yaranın iyileşmesine engel olma-kabuklarını koparma.” Bu araştırmada ,özellikle “kesme” ve “yakma” gibi saldırgan davranış bozuklukluğu oranı erkeklerde kızlara oranla çok daha yüksek oranda seyrediyor. Kendisine ve bir diğerine zarar verme ile ilgili ilk girişimleri 13-15 yaşlarında, ve ilk kez akranları ve ebeveynleriyle çatışma yaşadıklarında gerçekleştiği belirlenmiş. Öğrenciler zarar verme gerekçelerini şöyle açıklıyorlar:

1.“Sakinleşmiş hissederim”,

2. “İntihar dürtümden kaçınmış olurum”,

3.“Kendimi berbat hissettiğime dair bir işaret bırakmış olurum”,

4.“Değersiz veya akılsızlığımdan dolayı kendime duyduğum öfkeyi gösteririm”

5.“Birisinin hıncını çıkarmış olurum”,

6.“Heyecan ve coşku yaratan bir şey yapmış olurum”

Gençliğimiz ve geleceğimiz diye andığımız bir kısmı mazoşist bir kısmı ise sadist bir kişilik yapısına bürünmüş gençlerimizin arasında sadece 115 kişinin kendileri dahil kimseye zarar vermedikleri tespit edilmiş. Oranlayacak olursak Ruh sağlığı yerinde olan gençlerimizin oranı %20 ye bile ulaşmıyor. Bu istatistiki bilgiler sadece Trabzon ilini kapsamıyor. Ruh sağlığı bozulmuş ülke gençlerimiz,küçük oran farklılıklarıyla tüm ülkede aynı durumda! Dünyanın her yerinde hayvanlar da dahil çocuk yetiştirme Sorumluluğu Anne ve Babalardadır! Hal böyle iken;

Niçin topluma zarar veren çocukların Anne ve Babaları bu zarardan sorumlu tutulmazlar!?

Bu ülkenin gençlerinin yeniden akıl sağlığına kavuşmasını istiyorsak. Çocukların verdiği zararlarda, öncelikle ebeveynlerini sorumlu tutmalıyız! Çocuk birisini yaraladı veya öldürdü mü; Kendi çocuğununun ruh sağlığını bozarak suç işlemeye hazır hale getirmiş bu bencil sorumsuz hedonist Anne ve Babaları hapse atmalı, Ölüm ile sonuçlanmış suçlarda ise ebeveynlerine mutlaka idam cezası vermeliyiz! Bakın o zaman; öfkeli mutsuz ve başkalarına zarar verme dürtüsü ile yaşayan evlatlar yetişiyor mu!

Dünyada nerede bir suç işleniyor ise cezayı mutlaka sorumlusu almalıdır. Adalet denilen kavram da bu anlayış üzerinde şekillenir ve öyle de olmalıdır. Oy aldığı için Anne Baba’yı gözetirken,oy vermediği için çocukların en temel ihtiyacı olan ilgi ve sevgi haklarını görmezden gelen politikacıların adaleti görülüyor ki hileli eksik ve yanlış tartmaktadır. insan yaşamını sadece bedensel ihtiyaçlar şeklinde tasvir eden ve ruhsal ihtiyaçlarımızı yok sayan öteleyen görmezden gelen bu zihniyet mutsuzluk içinde çırpındığımız öfke batakılığına bizleri sürükleyenlerin ta kendisidir.

Böyle tartılar kullanan her ülke çocuklarına ve dünya barışına büyük bir ihanet içindedir ve insanlık suçu işlemektedir. Sürü hayatı yaşayan Yabani hayvanlar içinde Maymunlar Aslanlar kaplanlar kurtlar vs yavrusunu sahiplenmeyen ilgi göstermeyen anneyi hemen sürüden dışlar ve kovarlar. Hayvanların bile ebeveyne sorumluluk yükleyen adalet anlayışı , günümüz insanının hazcı yaşam sürdürme arzusuna maalesef yenik düşmüş durumdadır.

Nefsinin heva ve arzularını kendisine ilah edinmiş kimseleri gördün mü? Şimdi sen onlara vekil mi olacaksın? Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten söz dinleyeceğini veya akıllanacağını mı sanıyorsun? Gerçekte onlar hayvanlar gibidir, hatta yolca hayvandan da daha aşağıdadırlar. Furkan Suresi,43,44

Dünyanın ileri demokrasilerinde anayasanın belirleyici kuralları öncelikle doktor psikolog sosyolog akademisyenler tarafından şekillendirilir. Çünkü insan yaşamı gerçekten önemsenir ve bu yüzden bu görev öncelikli olarak İnsan tabiatını anlama konusunda en yetkin olan ehil kişilere verilmiştir. Bu akademisyenlerin esas ve temel aldıkları öncelikli kural ise insanın mutluluğudur. Ve Akademisyenler bilimsel verilere dayanarak çıkardıkları kanunlar ile ortakladıkları insan mutluluğunu , ilk önce ebeveynlerden başlamak üzere ve her birey üzerine sorumluk yükleyerek yasalar ile zorunlu kılarlar. Çocuk doğurana hamilelik yardımı, süt emzirme parası, çocuk odası vs yardımları ile ebeveynleri ödüllendirirler. Çocuğuna tokat atana ise ertelenemez ve paraya çevrilemez hapis cezası verirler. Bu ülkelerde Anayasaları ;insanın ne şekilde mutlu olacağını bilen ehil bilimadamları yaparken; Ülkemizde Anayasayı Askerler generaller ve hukukçular bir iktidar savaşı stratejisi üzerine oluşturmuştur. “Sen istersen çocuğunu kes istersen öldür yeterki iktidar bende kalsın!” anlayışındaki bu zihniyetin çıkardığı yasalar ile bu ülkede ancak böylesi ruh hastası bir nesil yetişir ve onların yetiştirecekleri yeni kuşaklar da sağlam kalmış %20 lik kesimi ya ruh hastası eder ya da öldürmeye devam edecektir!

Ülkemizde insan mutluluğu ve ruh sağlığı odaklı “kadın ve çocuk hakları”, bireyleri bağlayan yazılı sorumluluklar haline getirilmeli ve kanunlaştırılmalıdır. Ve bu hak ihlallerine ağır cezalar getirilmez ise ,genclerimiz özellikle kadın ve çocuklarımız her geçen gün daha da yoğunlaşacak saldırı ve cinayetlerin hedefi haline gelecektir.

Artık yurdumuz insanı, yabani hayvanların bile severek üstlendiği Anne Baba olma sorumluluğunu ; bencilliğini gizlemek adına Parti, görüş, taraf gibi kavramların arkasına saklanmadan en kıymetli vazifesi haline getirmelidir. Gençler üzerinde yapılan araştırmalar ve onların samimiyetle bizlere aktardıkları kim olduğumuzu ve ne yapmamız gerektiğini zaten anlatıyor öyle değil mi !

Çocuklarının ilgi ve sevgi ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına ömründen zaman ayırmış, emek vermiş,  %20 nin içinde insanlığı ile kalmış, tüm Anne ve Babaları sevgi saygı ve hürmetle selamlıyorum! İyi ki varsınız!

Allah’a emanet olun dostlar !

Yazar: N. ATAKAN ALPTUĞ

Kadınlar ürün yetiştiren tarlalar gibidir. Nasıl ki hasat öncesİ toprağı havalandırmak zararlı otlardan arındırmak ve hasat zamanına kadar türlü türlü emek vermek gerekiyorsa; Sizler de kadınlarınıza SEVGİ SAYGI ŞEFKATLE muamele edİn. İtina gösterin ki; Onlar da sevgİ dolu hayırsever evlatlar yetiştirebilsinler! BAKARA,223 

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

5 Comments

  1. Öfke dendiğinde aklıma her zaman Allah Resulunun şu Hadisi şerifi gelir ; gerçek pehlivan, güreşte rakibini yenen değildir.Gerçek pehlivan, öfkelendiği zaman öfkesini yenendir…!! Ve insan kullanım el kitabi Kur’an-ı Kerimde Allah azze ve cellenin bizlere söylediği,Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir..ayeti kerimesi gelir..!! InşaAllah öfkesine hakim olabilen sabreden ve şükreden kullardan oluruz…Güzel paylaşım Kardeşim, sevgiler, dua ile kal 🙂

    Liked by 1 kişi

  2. harika tespitler. gençler elden gitmiş milletimiz hala iktidar derdinde. bu kafayla zor düzeliriz biz.. sevgiler..

    Liked by 1 kişi

Yorumlar kapatıldı.