İslamın beş şartı

İslamiyet tek tanrılı dinlere verilmiş tevhid dininin ismidir. Ancak gönderilmiş tüm kutsal kitaplar zamanla insanlar tarafından çıkar amaçlı tahrif edilip bozulduğu için, tekrardan ancak başka bir Peygamber vasıtası ile insanoğluna bildirilmiştir. Peygamberi Hz Muhammed olan ve onun rehberliğinde gönderilmiş, bozulmaz değiştirilemez korunmuş kutsal kitaba Kuran denir. Kuran’ın melekler tarafından korunuyor olması şüphesiz ki artık başka bir kitap ve Peygamber gönderilmeyecek olmasının en büyük delilidir. Bu korunaklı kitabın zihinlerimize taşıdığı diğer bir anlam ise geçmişte gönderilmiş tüm peygamberlerinin muhatap oldukları ayni vahiyleri birebir içeriyor olmasıdır. Bu nedenle Kuran’ın İslamın tüm şartlarını en doğru haliyle eksiksiksiz barındırdığını idrak etmek çok önemlidir.

Kur’an’ı kesinlikle biz indirdik,elbette onu yine biz koruyacağız.
Hicr Suresi 9

Bu hakikatla Müslümanlığı; Tek tanrılı tevhid dini İslam’ın yegane temsilcisi olarak görmek zihinlerimizde oluşmuş ve oluşacak tüm kavram yanılgılarını da ortadan kaldıracaktır.
Peygamber efendimiz döneminde müşrikler kendi düzenlerini ortadan kaldıran Allahın indirdiği yazılı vahiy kuralları karşısında itirazlar etmeye başladılar. Geçmişten gelen İslam kurallarının beş olduğunu ve diğer konulara karışılmaması kaydı şartıyla, Müslümanlığa geçebileceklerini söylediler. Ancak ayetler ile gelen tevhid infak şirk gibi ayrıntılanan buyruklar, müşriklerin talan düzenini yerle yeksan ediyor, her yeni inen ayet ise menfaat ve zulüm düzenlerini talan ediyordu. Müşriklerin Kuran’a muhalefetle ileri sürdükleri beş islam şartı, günümüz müslümanlarının zihinlerine dayatılmaya çalışılan o aynı beş şarttır.
Çocukluğumuzdan beri İslamın beş şartı olarak öğretilen aşağıdaki kurallar maalesef ki aynı müşrik zihniyetin bizleri kullanabilmek adına sürdürdükleri bir kandırmacadır.

İSLAMIN BEŞ ŞARTI

1. Kelime-i Şahadet getirmek

2.Namaz kılmak

3.Oruç tutmak

4. Zekat vermek

5.Hacca gitmek

Oysa ki ;

İslamın ve müslümanlığın ilk şartı Allah’a meleklerine gönderdiği Peygamberlere ve Son Peygamberin Hz Muhammed olduğuna, ve Allahın bildirilerinin en korunaklı haliyle Kuran da yazılı olduğuna inanmaktır.

Kelime-i Tevhid söyleyerek Kuran’a iman etmiş kişiler, Rıza-ı İlahi dairesinde sınanmak üzere yeryüzünde olduklarını bilirler.

Her nefs ölümü tadacaktır. Biz sizi, hayır ve şerr fitneleri ile yeryüzünde sadece imtihan ediyoruz. Ve sonunda muhakkak amelleriniz üzere bize döndürüleceksiniz.
Enbiya suresi 35

Yeryüzünde sınanmak üzrere   bulunduğunun idrakı içinde yaşayan ve sadece kendisine itaatkar müminlere yeryüzünde koruma ve yardım vaad eden Rahim Allah’a dayanan, böylelikle Cehennemden kurtulup cennete kavuşulabileceğine iman etmiş Müminlerin öncelikli yükümlülüğü; Yüce Allahın buyruklarını korunmuş kitabı Kuran’dan okumak olmalıdır. Çünkü;

Sizler bu kitaptan hesaba çekileceksiniz. Zühruf suresi 44

Kuran’ı okumamış bir kişinin ise imanı eksik ya da olgunlaşmamış demektir.

Onlar, her yıl bir veya iki kez çeşitli belâlarla imtihan edildiklerıni görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar.
Tevbe suresi 126

Öyle ya düşünün: Kul yılda bir veya iki kez sınanacağını biliyor. Ancak Aziz Allah’ın kendisinden beklentilerini bile henüz okumamış ve bilmiyor. O öyle demişti bu böyle söylemişti gibi üçüncü ağızdan bilgiler ile ahiretini kurtarmak peşinde.

İnsan sonsuz süreli ahiret yaşamını riske atıp, gelip geçici olduğu bir yerde böylesine aymaz umursamaz bir tutum içinde olabilir mi ?
Kim böyle bir riski göze alıp sonsuza kadar cehennemde kalmak ister?
Kuran’a göre hükümlerden bazılarını veya birkaçını veya tümünü reddetmek küfür tanımına girer çünkü; İslamın İman konuları bir bütündür ve Kelime-i Tevhid söyleyerek akde giren herkesin Tevhid’e tüm fiilleri ile icabet etme yükümlülüğü vardır.
O halde Allah’a ihlas ile iman etmiş kişilerin yapması gereken ilk şey; Allahın tüm buyruklarını çok büyük bir dikkat içinde açıp okumak olmalıdır. Bu yöntemin ve itinanın dışında seyreden her kişi mutlaka ama mutlaka imanını sorgulamalıdır.
Kuran’ı okumuş kişiler bilir ki şirk affedilmeyen yegane günahtır. O halde insanın ilk önce şirkten kaçınması ve bu uğurda mücadele etmesi ve arınması gerekmez mi ?

Tevhid dini olarak anılan islamiyetin tam tersi şirk değil mi?

Bu durumda tevhid içinde olmak İslam’ın birinci şartı olması gerekmez mi?

Oysa Aziz Allah’a küfr içindeki kafir ulemanın çocukluğumuzdan beri bizlere dayattığı beş şartın içerisinde tevhid ve şirkten kaçınmak  yok.

Aziz Allahın tüm emir ve yasaklarını söz ve fiillerine yansıtmaya tevhid denildiğine göre ; Kulun Allah’a olan itaatini belgeleyen tevhid yaşantısından daha önemli bir şart yok. İnsanın dünya hayatında lanetlenmesine ve mahvına sebep olacak, sonsuz yaşantısında  sürekli acılar içinde bırakacak Şirk günahının adı bile anılmıyor beş şartın içinde.

Üstelik şirk , o kadar büyük bir günah ki; Her günaha bir af kapısı açan Rahim Allah; Şirk günahını asla affetmiyor! 

Kuran nelerin şirk olduğunu ve bu duruma nasıl ve hangi gafletle düşebileceğimizi ve içinden nasıl çıkacağımızı çeşitli ayetleri ile adeta bir tedavi niteliğinde aktarır. Ulemanın saydığı beş şartı yirmi dört saat kesintisiz son nefesimize kadar gerçekleştiriyor olsak bile, kul şirk içindeyse; Geçmiş olsun! 
Kıymetli namazlarımız bile anında takla mahiyetine bürünür. Kuran’da bu durum muhtelif konular içinde tekrar ve defaatla vurgulanarak ayrıntılanarak önemi vurgulanarak kullara aktarılmıştır.
Kuranda bildirilen nice günahlar vardır ki bu yasaklara riayet etmeyen kişiler hem dünya hem de ahiretleri için lanetlenir ve kalbleri mühürlenir.
Buyruklarını açıp okumamış bir kişinin kalbindeki mühürle ahiretini kurtarması mümkün müdür ?
Kişiyi felaketine sürükleyecek onca dikkat edilmesi gereken önemli yükümlülükler var iken, bunlardan niçin bahsedilmez de cehenneme bile götürmeyen hatalar öncelikli olarak beş şart adı altında önümüze serilir hiç düşündünüz mü ?

Günümüz dünyasında 1,5 milyar Müslüman’ın varlığından söz ediliyor. Ve yapılan anket ve araştırmalarda bu kitlenin büyük bir bölümü, (%80) hala Kuran’ı anlamadan Arapça okumaya çalışıyor. Çünkü din simsarları halkı sömürmek gayesiyle bilgiyi kendi tekelinde tutmaya çabalıyor. Öyle ki, birçok ülkede iktidarlar özellikle anlamadan kuran okuyan bir halk kitlesi yaratmak istiyor. Kalabalıklar üzerinde hakimiyet kurup çıkar sağlama peşindeki simsarlar, “Kuran’ı orjinal arapçasından okunmasını ” kanunlaştırabiliyorlar. Terör örgütleri radikal guruplar dini çıkar kapısı gören cemaatler tarikatler: Yüce Allahın kullarından beklentilerini, kulları anlamasın diye şeytanla işbirliği içinde adeta yarış halindeler.

Arapça tek bir lisan olmasına rağmen süreçle “fusha ” ile “ammi” diye ayrılmıştır. (günümüzde sadece akademisyenlerin konuşabildiği, zaman içinde değişerek Almanca ve İngilizce olarak ayrışmış “germanistik”  lisanı gibi.) Fusha, kurallara sıkı sıkıya bağlı ve sağlam eğitim gerektiren daha çok akademik yayınlarda kullanılan bir Arapçadır, yazılır ama önceden hazırlanmış konuşmalar ve nutuklar dışında konuşulmaz! “Ammi” ise konuşulur ama yazılmaz.

Kuran akademik “Fusha” arapça ile yazılmıştır ve bu yüzden Arapların bile çoğu Kuran lisanını anlayamaz iken ; Bu kişiler niçin Kuran’ın anlaşılamayacak bir lisan ile okunmasını isterler; düşündünüz mü ?

Bazı kardeşlerimiz bilgi eksiklikleri yüzünden cmhuriyetin ilanı ile latin alfabesine geçişimizin,Kuranın anlaşılmasını engellediğini ve halkın bu yüzden Kuran’ı anlayamadığını iddia eder veya zanneder. Cumhuriyet döneminde iman gerilemesi olduğu doğrudur. Baskı ve zulüm ile müslümanlara medeniyet maskesi adı altında din karşıtlığının aşılanması ve böylece imansız sınıf üzerinden kayırmaların şiddetlendirilmesi bu ayrımcılıkların uzun yıllar ısrarla ve kasıtla sürdürülmesi,okullarda  dersliklerde subay ve esnaf çocuklarını ön sıralara en sıcak yere, mümin çocuklarını sınıfın en arkasına atmaları, toplu taşımada birinci ve ikinci sınıf bölümler inşa ederek müminleri ikinci sınıf bölüme oturtmaları, ekmek kuyruklarında kıyafetlerine bakarak müminlerin arkaya atılması vs.. gibi aşağılamalar “iman gerilemesinin” en büyük sebebidir. Çünkü bu zulmü gören yaşayan kişilerde iman yerini, ” kapitalist sistemin özü olan ve paranın herşey sayıldığı”  bir düzene devretti.  Ancak; Alfabe değişimi, anlayarak okuma sorunsalında ,okyanusta bir damla sayılmayacak kadar küçük bir etkidir. Çünkü Osmanlının en gelişmiş döneminde dahi atalarımız “Fusha” Arapçayı (pek azı hariç) bilmiyorlardı.

Şükür, günümüzde böyle bir sorun yok. Kuran’ın Fusha Arapçadan çevrilmiş türkçe mealleri her yerde satılıyor ve herkes alıp okuyabiliyor. Mealler farklı olsa da genellikle kurallar birbirini tutuyor.
Bizleri cehennem yaşantısından koruyacak olan Kutsal Kitabımız Kuran’ı elimize alıp, sonumuzu düşünerek ve sınavlarımızı geçmek adına dikkatle okuyor muyuz?

Evet demek yanlış olur çünkü; Toplumun bilinçli olduğu hiçbir yerde sahtekarlar bu kadar yaygın ve basit hatalar yapamaz.

Kuran’ı okumuş kardeşlerimiz bilirler ki, tüm kutsal kitaplar, dindar kisvesi altında dolaşan müfteriler tarafından tahrifata uğramıştır. Bu aldatmacalar sadece geçmişe ve bugüne ait bir şey değildir. Gelecek devirlerde dahi bu yapı devam edecektir. Çünkü Yüce Mevla’nın onlarca ayetiyle zikrettiği üzere, insanların çoğunluğu zaten sapmak için bahane aramaktadır.
Nefsini Allah’a eş koşmuş heva ve hevesini putlaştırmış şirk batağındaki fasık zihniyetler, maalesef nefslerinden kendilerine fısıldayan şeytanla işbirliği yapacak ve her dönem halkın da aklını çelmeye devam edecektir.

Üzerimize düşen vazife; Kuran’ı  anlayarak okumak ve bu uğurda gayret göstermek olmalıdır.
Anlayamadığımız kavramları bir aracıya danışmak yerine; Kavram sözlüğüne bakarak öğrenmek, imanınızı ve ahiretimizi kurtaracak en halisane çözüm olacaktır. Unutmayalım ki Allah’a aracısız ulaşma yolunda her gayretimiz, Allah’ın rızası ve takdirine şayan ibadetimiz olacaktır.

İkiyüzlü sahtekarlar,daima halkın takdir ettiği ünlü kişiler üzerinden menfaatlerini sürdürmek adına yalanlar yayarlar. Gerek Peygamberimiz üzerinden yayılan hadislerde, gerek islam alimi olarak anılan kişiler üzerinden, sömürü düzenlerini sürdürürler. Geçmiş yüzyıllarda aynı sorunlarla karşılaşmış ve aracılık kurumuna karşı çileli mücadeleler vermiş (1078 -1166 ) ancak ardınca gelen sahtekarlar tarafından tarikat ismiyle bir çatı altında fikirleri ve eserleri tahrif edilerek saptırılarak yayınlanmış, İslam düşünürü Abdülkadir Geylâni’nin aracılık kurumunu ve biat edenleri yerdiği Bağdat  sohbetinden  (orjinal alıntısı ile) yazımızı sonlandıralım.

Bu ibretle idrak etmeliyiz ki yegane istikametimiz  ancak ve ancak “namusumuz zikredilen korunmuş kitabımız Kuran” olmalıdır.

EY EVLAT YUH SANA!
Kapıda tevhid sancağı içeride putperestlik bayrağı., O’na kulluktan dem vururken, Sen Ondan başkasına itaat ediyorsun. Sen gerçekten ona kul olsaydın, O’nun vahyini okur,O’nu dinler, O’nun uğrunda düşmanlık yapar Onun uğrunda dostluklarda bulunurdun.

Kesin inanç sahibi ne nefsine ne şeytanına ne de hevasına boyun eğer. Aslında böyle bir mümin şeytanı tanımaz ki ona boyun eğsin, dünyaya önem vermez ki onun için eğilsin;Tam tersine dünyaya dünyalığa hor bakar, ahireti peşinde koşar, dünyayı bırakıp Kuran yoluyla Mevlası ile bağlantısını sağladığında beş vakitte değil tüm zamanlarında ona ihlas ile yönelir. Ve işte o zaman Allah teâlâ’nın şu mealdeki sözlerini işitir.

Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah’a has kılarak, O’na kulluk etmekle emronulmuşlardı. İşte dosdoğru din budur. Beyyine Suresi ,5 

Sen onun yarattıkları kişiler ile putperestliğe sapma! Aziz ve Celil Allah’ı birle, tüm eşya ve varlığın yaratıcısı O’dur. Yöneldiğin tüm eşya ve varlıklar asıl onun elindedir. Ey başkalarından bir şey bekleyen, medet uman, senin aklın yoktur. Allah Teala buyuruyor ;

Hazinesi bizim katımızda olmayan hiç bir şey yoktur.Hicr Suresi ,21

Senin görevin O’nu sevmen, Ondan öğrenmen, O’nun için amel etmen, Ondan korkman ; Bu da gönülle olur yoksa dilin laklakası ile değil! Evin kapısında tevhid sancağı asılı iken, içinde putperestlik bayrağı dalgalanıyorsa, bu münafıklığın ta kendisidir!

Sohbet yeri : Bağdat / Dergah
Sohbet tarihi: 3 Şevval
545/1150 / Pazar Sabahı

image

14 Comments

  1. çok etkilendim kardeşim bir solukta okudum ALLAH razı olsun. insanın okumaya niyeti olsa Mevla açıyor öğrenme yolunu. Dizi film izlemeye ayırdığımız vaktin yarısını ayırsak. keşke.dünya sarhoşluğu tembelik diz boyu olunca böylece sahtekarlar da cirit atıyor. Tencere kapak misali .. ancak Her insan kendine yapıyor sonuçta. rachel e bakıp ibret almalı insan. insann özü mayası gibi zırvalıklar sadece münafık ve müşriklerin sığımdığı bahaneler. Allah rahmet eylesin bu kocaman yürekli kıza.. ALLAHA EMANET OLUN.

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkür ederiz kardeşim. Sizler gibi ilgili kardeşlerimizi tanıdıkça ve değerli yorumlarını okudukça bizler de mutlu oluyoruz, yüreğinize sağlık. ALLAH hepimizden Razı olsun!

      Beğen

  2. Yaa bende düşündüm bu konuyu ve çok saçma gelmişti. hatta sınıfımızdan bir arkadaşım sırf bu tür saçmalıklar yüzden inançlara güvenini yitirdiğini söylüyordu. bunlara bakıp Ateist olan var. tabii bu haklı bir mazeret değil ama. durum bu. yazınızı ona da okutacağım. umarım faydası olur. ALLAH razı olsun sizlerden.

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkür ederiz kardeşim. Sizler gibi ilgili kardeşlerimizi tanıdıkça ve değerli yorumlarını okudukça bizler de mutlu oluyoruz, yüreğinize sağlık. Bir kişinin bile selametine vesile olmak ne kadar hayırlı ! hemen arkadaşına okut! ALLAH hepimizden Razı olsun!

      Beğen

  3. içinde olmayınca olmuyor kardeşim. Dediğiniz gibi dil ile okumamanın hiç ilgisi yok. Mevla neylerse güzel eyler. Güzel mevlam gayret gösterenden hoşnud olsun. Allah sizlerden de razı olsun.

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkür ederiz kardeşim. Siz gibi ilgili kardeşlerimizi tanıdıkça ve değerli yorumlarını okudukça bizler de mutlu oluyoruz, yüreğinize sağlık. ALLAH hepimizden Razı olsun!

      Beğen

  4. kapıda tevhid sancağı içimizde putperestlik bayrağı. Ne güzel tespit etmiş Geylani Hz leri . sorsan herkes mümin herkes Müslüman. Rachel cöriiyi her anışımda ağlarım. münafıkların bakmaktan korkacağı sözde değil özde güzel yürekli bir insan o. BEN ÇOCUKLAR İÇİN BURaDAYIM BURADAYIM ÇÜNKÜ Ö N E M S İ Y O R U M.. önemsemesem içten olmasam ne işim var burada diyor. Gözlerim doldu yine. ALLAH MEKANINI CENNET EYLESİN. Allah razı olsun.

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkür ederiz kardeşim. Sizler gibi Ahiretine ilgili kardeşlerimizi tanıdıkça ve değerli yorumlarını okudukça bizler de çok mutlu oluyoruz, yüreğinize sağlık. ALLAH hepimizden Razı olsun!

      Beğen

  5. eveeet artık o kadar cılkı çıktı ki bu işin. maalesef her geçen gün sahtelikler ortaya çıkıyor. tespitiniz doğu ARACISIZ OKUMAK imana biçtiğimiz değer. teşekkürler.. Allah cc Razı OLsun

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkür ederiz kardeşim. Sizler gibi ilgili kardeşlerimizi tanıdıkça ve değerli yorumlarını okudukça bizler de mutlu oluyoruz, yüreğinize sağlık. ALLAH hepimizden Razı olsun!

      Beğen

  6. Harikasınız. Eleriniz ve yüreğiniz dert görmesin. EY EVLAT YUH SANA derken konuyu özetlemiş Abdulkadir Geylani hazretleri. Allah razı olsun kardeşim

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkür ederiz kardeşim. Sizler gibi ilgili kardeşlerimizi tanıdıkça ve değerli yorumlarını okudukça bizler de mutlu oluyoruz, yüreğinize sağlık. ALLAH hepimizden Razı olsun!

      Beğen

Yorumlar kapatıldı.