SAMED ALLAH

ALLAH SAMED’DİR.

HER ŞEY ONA MUHTAÇTIR; O HİÇBİR ŞEYE HİÇKİMSEYE  MUHTAÇ DEĞİLDİR! İhlas Suresi,2

imageAllah Samed’dir. Allah’ın eşi dengi benzeri ortağı yoktur. Allah’ı kimse doğurmamıştır, ancak biz kullar yetersizliklerimiz ile doğarız. Dünyaya geldiğimizde henüz dişlerimiz yoktur, kaslarımız gelişmemiştir.Bir lokma yiyeceğe muhtaç bir halde iken ancak bir başka canlının varlığı ile hayatta kalırız. Yürümeyi o varlık sayesinde öğrenir, soğuktan sıcaktan hastalıklardan pislikten mikroplardan onun sayesinde korunur, onun sütü ile bağışıklık sistemimiz gelişir, onun sayesinde kendimizi yeryüzünde var etmeye çalışırız. O melek yüzümüze gülümser ise sevilecek bir varlık olduğumuzu hisseder, ilgisizliğinde değersiz bir varlık olduğumuza inanırız. O melekler ; bizlerin ilk kahramanı ilk aşkı kişiliklerimizin mimarı olan annelerimizdir.

Aşk, her koşulda yanımızda olmasını istediğimiz bir varlığa duyduğumuz hayranlık, derin bir tutku ve bağlılıktır. O varlık olmaz ise hayat yaşanmaz hale gelir. Bir bebek için gerçekten de durum böyledir! Bebeğin, annesi olmadan, ne fiziki ne de duygusal bir gelişim göstermesi mümkün değildir. O mükemmel melekler bir müddet sonra bizlere kendi ayaklarımızın üzerinde nasıl duracağımızı, yaşamda karşı karşıya kalacağımız tüm sorunlarla aklımızı kullanarak nasıl baş edeceğimizi  öğretirler.

Meleklerinden hak yaşam öğretisi almış, aklını kullanmayı öğrenmiş çocuklar, özgüven ve yeterlilik duyguları ile yaşama büyük bir avantaj ile başlarlar. Akıl baliğ olunca, kendi akılları ile hareket eden, başka insanların övgü beğeni veya yergileri ile beslenmeyi bırakmış özsaygısı ve özgüvenleri yüksek çelik iradeli kişilikler haline gelirler.

Allah’ı hoşnut etme sevdasında, hali ayetler olmuş, sözleri ve davranışları ile kulluk vazifelerini layıkıyla  ifa eden ebeveynlerin, görerek öğrenerek kişilik oluşturmuş evlatları böylece hayata başlarken itaatkar mü’minler olarak yüksek bir özgüven ve motivasyonla topluma karışırlar. Çünkü çocuklar en çok sevdikleri hayran oldukları kişileri taklit ederek kişiliklerini oluştururlar.

Ebeveynleri tarafından ilgi ve sevgi ile ruhu beslenmemiş , böylelikle duygusal ve psikolojik olarak yarım kalmış çocuklar, sevgi ve ilgi ihtiyaçlarını karşılamak adına kendilerini diğer insanların gözünde var ederek yaşama nafile uğraşlar ile başlarlar. Başkalarına “duygusal bağımlı” bu kişilik yapıları, tedavi edilmezlerse ömür boyu insanların peşinde; bilinme, tanınma, onaylanma, beğenilme, sevilme gibi takdir fiilleri peşinde koşuştururlar.

Görsel ve yazılı medyada sıkça duyduğumuz aşağıdaki İFTİRA cümlesi , zehirli sarmaşık misali her geçen gün sağlıklı zihinleri de kuşatarak büyüyor.

كُنْت كَنْزاً لَا أُعْرَفَ ، فَأَحْبَبْت أَنْ أُعْرَفَ ؛ فَخَلَقْت خَلْقاً فَعَرَّفْتهمْ بِي، فَعَرَفُونِي
Ben bir gizli hazine idim.,Bilinmek istedim.Mahlukatı yarattım. (Acluni.II,132 )

Yukarıdaki hadis, tasavvuf erbabı olarak anılan güruh tarafından sıklıkla dile getirilmekte. Üstelik bu cümlenin nereye vardığını bilmeyecek kadar Allah’tan ,dinden, imandan ,Kur’an’dan ,ilimden ,bilimden gafil ve şaşkın olan bu kimseler söz konusu iftirayı ;

Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. ZARİYAT,56

ayetinden çıkarıyorlar.

Söz konusu hadisteki  anlam Aziz Allah’a düpedüz küfürdür. İftiradır.

Ve hiçbir mahlukata hiçbir yaratılmışa (bilinmek dahil ) ihtiyaç duymayan Samed Allah’ı, aciz göstererek alçaltmaya ve aşağılamaya çalışmaktan başka bir mana taşımaz.

Hadisçi sapık müfterilere göre Allah, sohbetimizin başında açıkladığımız ancak ve ancak çocukların ihtiyaç duyacağı bir ruh halindedir. Bilinmek yani mealiyle, varlığını bir başka varlığa onaylatmak ihtiyacındadır, Zira  Allah kendisini insanların ve cinlerin gözünde var etmek istemiş olmalı’ki : Kendisine birtakım varlıklar yaratmış! Psikanalitik yaklaşımla bakıldığında; yukarıdaki hadis cümlesinden çıkan anlam; SAMED Allah’ın insana muhtaç bir varlık olduğu iftirasıdır. Oysa Allah kuldan kulluğundan başka  hiç bir şey istemez. Mealiyle önünde diz çökmüş itaat etmesini bekler. Sınanma dairesinde serbest irade verildiği için bugün diz çökmeyen isyankara, günü geldiğinde diz çöktürürler!

Ve sizden biriniz bile hariç olmamak üzere hepiniz, illâ (muhakkak) Cehenneme varacaksınız. Bu senin Rabbinin üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.
Sonra takva sahiplerini kurtaracağız. Ve zalimleri, diz üstü çökmüş  olarak bırakacağız.Meryem Suresi,71,72

Herkesi ergeç mutlaka önünde diz çöktüren  Allahın bilinmek tanınmak için bir başka varlığa ihtiyacı olduğunu iddia etmek, böyle anlamlar yüklemek ve böyle cümleler kurmak olsa olsa cahil kibirli İblis’in aşağılık kibirli uşaklarının halidir. Tabii bu iftiradan  hareketle, sonraki cümlelerinde, ayetindeki asıl mana saptırılıp şeyhliğe kapı açılır. Asli vazifemiz olan yegane sorumluluğumuz; ALLAHA KULLUK unutturulmaya çalışılarak şeyhe itaat beklenir. Bu sapkın müfteriler en el Hakk (Ben Hakk’ım) , ya da yumuşatılmış tabiriyle, (Tanrı’nın kuldaki tecellisiyim) iddiasıyla, Allah ile kendilerini ortak koşacak kadar ileri giderler.

Oysa;

Zâriyat suresi ayetlerinde, Aziz Allah’ı putlar ile ortakçı gösteren müşriklere sesleniliyor ve “aracılık kurumu” lanetleniyor. Surenin ilk ayetlerinde Allahın yaratılış mucizelerine ve geçmişte yaşanmış inkarcıların sapkınlıklarına atıf yapılarak, nihayetinde 51,ayette konunun özüne geliniyor . Aracıları ve putları bırakıp, Allah’a ARACISIZ yönelmeleri ve Allah’a kulluk etmeleri emrediliyor.

51. Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Zira ben size O’nun tarafından gelmiş açık bir uyarıcıyım.56. Ben cinleri ve insanları, ancak ve ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. 57. Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum. ZÂRIYAT SURESİ

Zâriyat ayetlerinin indiği dönem, put sahipleri Allah sizden gıda et vs istiyor diyerek insanlar sömürüyor , Allah adı kullanarak büyük bir talan düzeni sürdürülüyordu.

Buna mukabil nimetleri yaratan Aziz Allah ; Put sahipleri ve aracı ettiğiniz kişiler gibi sizden bir şey istemiyorum çünkü zaten bütün herşeyin yaratıcısı benim! Ben ne kimseye ne de sizlere muhtaç ve ihtiyaç sahibi değilim; Kafanızı çalıştırın sizi sömüren aracıları bırakın ve yalnızca bana kulluk edin buyuruyor.

Şüphesiz rızıkları veren, tüm güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır.ZARİYAT,58

1. Ey muhammed! De ki: O Allahtır bir ve tektir.

2. Allah, Samed’tir. Her şey O’na muhtaçtır; O HİÇBİR ŞEYE MUHTAÇ DEĞİLDİR.

3.O doğurmamış ve doğmamıştır. 4.Ve hiçbir şey O’nun dengi ve benzeri değildir.İHLAS SURESİ

Ayetlerinden anlaşılacağı üzere “samimiyet” ,öncelikle kulun ihlas suresini algılaması ve Allah’ın ilahlığını samimiyet içinde yürekten kabulü ile başlıyor. Cebrail as ; SAMED Allah’ın Tek ve hiçbir varlığa muhtaç olmayan yegane varlık olduğunu, kuru balçıktan yaratılmış insan gibi kimseler tarafından yaratılmamış ve insan gibi doğmamış ve doğurulmamış ,eşi ve benzeri olmayan, hiçkimseye hiçbir şey için ihtiyaç duymayan, mükemmel bir varlık olduğunu ve dolayısı ile aracısız itaat edilmesi gereken yüce mercii olduğunu tebliğ ediyor. Ve Yüce yaratıcının buyruklarına uymanın bizlere neler kazandıracağını muhtelif ayetlerinde açıklıyor.

İhlaslı kul Allah’a içtenlikle inanıp bağlanan demektir. En çok güven duyduğu varlığa yani Allah’ın öğütlerine uymak, yalnızca onun gösterdiği yolu (KURANI) izlemek demektir. Ve tabii ki ,İhlaslı kul , bu bağlılığı sayesinde Allah’ın ayetlerine sarılıp her tür sömürü, hurafe ve batıl inançlardan da samimiyeti ile arınmış olacaktır.

Hacı hoca şeyh Alim sıfatı ile dolaşan şeytanın uşaklarının, kimselere muhtaç olmayan Samed Allah’ı kendilerine muhtaç, zaaf içinde ve aciz göstererek aşağılama gayretleri elbette ancak; Allah’ın kitabını bırakıp aracılara itibar etmekle ortaya çıkan bir sonuçtur.

Herşeyin herkesin kendisine muhtaç olduğu ve hiçkimseye hiçbir şey için muhtaç olmayan, doğmamış doğurulmamış olduğu için biz acizler gibi bir annenin varlığına muhtaç olmamış, ve dolayısıyla psikolojik gelişimini tamamlamak için ne bir cin ne de insana bilinmek ihtiyacında ve beğendirmek zaafında  olmayan Aziz SAMED;

Kulunu sınamak için yeryüzüne gönderip amacında her tür işini kudretli melekleri ile yürüten ve müşahade yetkisini aracısız sadece kendi yetkisinde tutan , İzin günününün sahibi, Cennet ve Cehennem Mülkünün Maliki  Şehid Allah’a emanet olun!

ŞEYH’i OLANIN ŞEYH’İ ŞEYTANDIR!

10 Comments

  1. Asrın fitnesi diyalog ihanetinden sonra, insanların bakış açısında hem iyi yönde hemde kötü yönde Hacı hoca şeyh zırvalıklarına karşı değişim oldu !

    Düşünüyorum da,Türkiye’nin %92’sinin türkçe kuran okumamış olması, zaten herşeyi açıklıyor…Cahiliz vesselam !!

    Sende, Rahman ve Rahim olan Rabbime emanet ol Kardeşim !!

    Beğen

    1. Çok Haklısın kardeşim! Şeytanın işi fitne . Bizlere düşen görev uyarmak! Allah tüm şaşkınları Islah etsin! Hayırlı cumalar diliyorum ! Rabbim yar ve yardımcın olsun,. ALLAH RAZI OLSUN

      Liked by 1 kişi

  2. ayetlerle anlatmanız,yazılarınızı daha güvenilir kılıyor..taşekkür ederiz,emeğinize sağlık..

    Beğen

    1. Her Işık ondan yükseliyor, onun ayetleri olmaz ise benliklerimizin söylediklerinin zaten anlamı yok! Teşekkür ederiz. Allah razı olsun!

      Beğen

  3. insanların doğru bildiklerine yanlış demek zordur.İlim ve cesaret gerektirir.Yolunuz açık olsun..

    Beğen

    1. Zorlukları kolay eden kudret sahibi Allah’a hizmet edenlerin Cesareti de ilmi de bilgisi ve kudreti de Ondandır kardeşim! Teveccühünüz ilginiz ve sevginiz için teşekkür ediyorum. Allah hepimizden razı olsun!

      Beğen

Yorumlar kapatıldı.