Mucize yaratılış

Allahın yarattığı her şey bir mucizedir ve insanoğluna faydalar güzellikler sağlaması içindir. Ancak bunlardan bir tanesi vardır ki O yaradılış, mucizeler mucizesidir. Mucize olağan dışı beklenmedik, hayal bile edilemeyen, irademiz dışında gerçekleşen olaylar karşısında yaptığımız tanımlamadır. Yaşantılarımızda öyle mucizeler vardır ki , bakmadığımız için göremez ve derinlikle, bakamadığımız için de sıradanlaştırır böylelikle her gün o mucizelerin yanından teğet geçeriz. Şüphesiz ki en büyük ve en önemli mucize, insanoğlunun bahtına yazılmış en büyük talih kadınlarımızdır. Onları, mucizeler mucizesi yapan özellikleri ise yaratılışındadır. Belki de sınav yaşantımız içinde, kıymeti ve merhameti anlatması açısından, erkeklere, eş edilmiş yegane mucizedir kadınlarımız.

Kadın olarak anılan varlığı mucizeler mucizesi yapan özelliklerini  aktarmadan önce, birkaç örnekle Allahın yaratma mucizelerine bir göz atalım; Çünkü günlük yaşantılarımızda sıradanlaştırdığımız şeylerin olağan dışı hallerini farketmeden, aklımızın kalbimizin gönlümüzün açılması asla mümkün olmaz.

“Onun katında her şey bir ölçü iledir.”RAD,8

“Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık” KAMER,49

“Her şeyi yaratan ve bir ölçüye göre düzenleyen Allah’tır” FURKAN,2

Yüce Allah, evrendeki yarattığı her varlığa yapacağı işe uygun yapı, biçim, özellik ve yetenek vermiş; onların yaratılışını bir takım amaç ve hikmetlere dayandırmış, işe yaramayan hiçbir şey yaratmamıştır. Her çiçeğin böceğin,ağaçların, hayvanların, sınav yaşam döngüsünde bir görevi vardır. İnsan hariç tüm canlılar ,Ademoğlunun sınav ortamını kolaylaştırmak üzere yaratılmış ve onun emrine tahsis edilmiştir. Bu mucize yaratılış, insanın temel gıda ihtiyaçlarının yanı sıra hastalıklardan korunabilmesi için de biyolojik bir eczane olma özelliği taşır. İnsanoğluna bunları keşfetmesi adına akıl, ve merak içgüdülerini bahşedilimiş, bu yaratılıştan akletmesi öğrenmesi ve ibret alması emredilmiştir. Ancak ve ancak , idrak etmemiz gerekir ki, tüm bu doğal döngü, ekolojik zincir, sadece Ademoğlunun sınavını kolaylaştırmak içindir.

“Biz gökleri yeri ve ikisi arasındakileri bir oyun ve bir eğlence olsun diye yaratmadık. Biz onları hak ve hikmetle yarattık.” DUHAN,38,39

Tüm kainata bakıldığında ayın, yıldızların çiçeklerin böceklerin herşeyin ama herşeyin bir amacı var! Ancak bu duruma bakarak insanoğlunun da kendisine şu soruyu sorması elzemdir!

Her canlının bir amacı varsa benim yeryüzünde  varlık sebebim ne ?

Çiçeklerin, arıların,ağaçların böceklerin,nehirlerin okyanusların, taşların toprakların bile bir diğer canlı varlığın yaşamına kolaylık ve fayda sağladığı ortada iken;

Ben kendimden başka hangi canlıya kolaylık ve fayda sağlıyorum?

Benim bu doğal zincire sunacağım katkı ne ?

Allahın yarattığı kevni ayet düzenine ve yarattığı her canlıya bakarak, şüphesiz ki insanoğlunun alması gereken ibretler vardır.

YUNUS,101- De ki: “Göklerde ve yerde olup bitenlere DİKKATLE BAKIN! ” Fakat o uyarmalar ve o âyetler, îmân etmeyen inkar etmiş bir kavme fayda vermez ki!

BAKARA 191- İnananlar Onlar ki ALLÂH’ı gâh ayakta divân durarak, gâh oturarak, gâh yanları üzere yatarak zikreder, göklerin ve yerdeki tüm canlılığın yaratılışı hakkında dikkatlice düşünürler ve derler ki: ‘Ey büyük Rabbimiz! Sen bunları gâyesiz, boşuna yaratmadın. Her yarattığın şey hayrımız içindir. Seni tüm noksanlardan tenzîh ederiz. Sen bizi bağışla ve o ateş azâbından koru!’

Örneğin; Karasineğin duyu organlarının en hayret verici ve göz kamaştırıcı olanı, karmaşık bir yapıya sahip olan gözleridir.

image

Karasineğin başındaki iki göz, ortalama 400 bin ommatidden meydana gelen mükemmel bir görme sistemidir. Her bir gözcük ayrı bir noktayı gördüğünden, görüntü beyinde biraraya getirildikten sonra bir mânâ çıkartılır.Hatta bu özelliği sayesinde arkasını da görebilir. Küçük olduklarından ve 2 mm yakınındaki bir cismi net olarak görebildiğinden, ayrı bir merceğe ihtiyaç yoktur. Bu gözlerin bir üstünlüğü de görme hızından gelir. İnsan gözü saniyede 20 ilâ 50 renk değişimini farkedebilirken, karasinekte bu, saniyede yaklaşık 200 katına çıkar. İnsan saniyede sadece bir cisme odaklanabilir iken sinekler saniyede 100 farklı cismi aynı anda görebilen mükemmel bir göz yapısına sahiptirler!
Başın ön ve arka kısmında görünen bu hassas antenler uçuşla ilgili mesajları anında beyne nakleder. Mesela, sinek, uçuş esnasında ,yeni farklı bir hava akımına maruz kalırsa, bu duyu organları, hemen beyne gerekli sinyalleri iletir ,Kaslar da beyinden gelen bu sinyallere göre kanatları yeni duruma uygun harekete geçirir. Bu sistem, günümüzün modern uçaklarına ilham kaynağı olmakta, sinekler kadar hassas ve keskin uçuşlar yapabilecek uçaklar yapılmaya hala büyük gayretler içinde çalışılmaktadır! Ancak insanoğlunu teknolojik olarak geldiği nokta ne yazık ki bir karasinek ya da bir sivrisinekten çok çok geridedir.

image

Karasinekler doğada yaşamını yitirmiş, bakteri, mikrop üretecek ve bizleri hasta edip öldürebilecek leşlerin üzerine konar ve onlarda üreyen zararlı mikroorganizmalarla beslenerek yaşamlarını sürdürürler. Üstelik bunu yaparken ağızlarında salgıladıkları bir salya her çeşit mikrobu öldürecek bir yapıdadır.Bir diğer canlıya uçmadan önce el ve ayak temizliklerini bu salya ile yaparak diğer kondukları yere veya canlılara bilinenin aksine mikropları da taşıyamazlar.( ilaçlama, dünyaya ilaç ve zehir satmak isteyen bir sektörün koskoca bir yalanıdır) Gerçek ve bilimsel açıklaması ile karasinekler, bizler için heryeri dezenfekte eden temizlik işçilerimiz ve çöpçülerimizdir.

image

Örneğin “Yeşil Sinek” olarak bilinen sinek larvaları ile her tür yaralar bugünlerde MAGGOT yöntemi ile yoğun bir şekilde tedavi edilmeye başlandı!
Laboratuarlarda üretilen larvaların 100-200 adedi yaranın üstüne koyuluyor. Larvalar yara üzerinde antibiyotik üreterek, ölü hücreleri yiyor ve başka bir madde salgılayarak, yaranın kapanmasına yardımcı oluyor ve sağlam dokuya asla zarar vermiyorlar. Bu yöntemin başarı oranı,şimdiki mevcut yöntemlere göre çok daha hızlı! Maggot yöntemi ile hastaların 1-4 gün içerisinde yaraları daha hızlı iyileşmiş oluyor.(diğer yöntemlere göre %80 daha hızlı ve güvenilir) Diyabet veya yatalak hastalarda, hemen hemen her türlü zor iyileşen derin yaralanmalarda bu yöntem abd dahil olmak üzere tüm Avrupa ülkelerinde de artık daha yoğun ve yaygın uygulanıyor!
Bilim insanları, yeşil sinek larvalarının salgılarından elde edilen yeni bir antibiyotik türü daha keşfettiler! Galler Swansea Üniversitesi’nden Norman Ratcliffe ve ekibi, yeşil sinek larvalarının salgılarında bulunan bir maddenin, günümüzde hala zor yok edilebilen hastahane bakterilerinin 12 türünün ve E coli ve clostridium difficile bakterilerinin yok edilmesinde etkili olduğunu keşfedip bu maddeye yeşil sineğin latince isminden esinle “seratisin” adını verdi.
Seratisini saf hale getiren bilim insanları ,iğne, hap ya da merhem olarak kullanılabilecek antibiyotiği daha yeni yeni üretmeye başlıyorlar.
Allahın yarattığı tüm canlılara derinlikle tefekkür ile baktığımızda, büyük bir mucizeye şahit oluyoruz.

BAKARA 26 -Allah sivrisineği ve onun üstünü bir yarattığını bile misal olarak vermekten çekinmez. İnananlar ise Rablerinin bir insanın yaratamayacağı mükemmeliyet ile onu yarattığını bunun inkar edilemez bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise “ALLAH Ne demek istedi derler, O, bu misalle birçoğunu saptırır, birçoğunu da gerçeklere getirir.

HAC 73. Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi onu dinleyin: Sizlerin Allah’ı bırakıp taptığınız düşünceler, bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamıyacaklardır. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu bile kurtaramazlar; çünkü isteyen de, istenen de acizdir!

Herşeyi bu kadar mükemmel yaratan bir Tanrı’nın Halifem dediği insanı eksik ve sıradan yaratmış olması mümkün mü ?

Psikanalitik yaklaşımla bakıldığında görüyoruz ki insanın kişilik yapısı 0-6 yaş(özellikle erken oral dönem 0-2 yaş emzirme dönemi)arasında oluşuyor ve kişinin saldırgan öfkeli barışçıl sadık bir insan olmasındaki en büyük pay yine annelerin oluyor. Annelik görevini layıkıyla yerine getiren kadınlar evlatlarını barışçıl Rabb’lerine Sadık temiz huylu birer evlat olarak yetiştirebiliyor.

Yüce yaratıcı yeryüzünde barışçıl insanlar yetişsin ve kadınlar bu görevi gerçekleştirebilsin diye onlara  , “bir özellik”  vermiş ve bir yönü ile erkeklere üstün kılmıştır. Bu hikmet, Yüce Allahın insanoğluna sunduğu en büyük mucizelerden biridir. Çünkü sınav dünyasında Sadık , Salih bir insan olmak Allah’ın insan için sunduğu bir mucize olmadan gerçekleştirilebilecek bir durum değildir!

Hepimiz de biliriz ki yaradılışta kadın ile erkeği ayıran en temel fark hormonlarıdır. Bizleri bir şeye bağlı kılan yegane hormon ise oxitosin hormonudur. Bir diğer deyişle oxitosin hormonu bağlılık hormonudur. İster Allah’a bağlılık ister yüce Allahın emri üzere aileye bağlılık olsun Bilimsel incelemelerden de anlıyoruz ki oxitosin hormonu salgılamayan kişiler sadakat kavramından uzak yaşıyor.

Beyinde hipotalamusta sentez edilip ve arka hipofizden salınan oksitosin hormonu kadınlarda doğum sırasında ve sonrasındaki rolü ile bilinen bir hormon. ‘Sevgi, sadakat ,Aşk hormonu’ olarak da anılan oksitosin, anne-çocuk arasında oluşan koşulsuz sevgi üzerine kurulu benzersiz bağdan sorumlu. Şefkat, merhamet, sevecenlik, sahiplenme ve koruma gibi duygu ve davranış biçimlerini ortaya çıkaran ve güçlendiren oksitosin ayrıca stresli anlarda salınan, vücuttaki şeker oranını ve kolesterolü yükselten kortizol hormonunun doğal dengeleyicisi olduğu biliniyor.

Faydaları saymakla bitmeyen bu hormonun ilişkilerde aldatma eylemini frenliyor olması evliliklerin de kurtarıcısı olduğunu gösteriyor.Almanya Bonn Üniversitesi’nin 86 evli erkek gönüllü ile gerçekleştirdiği deney çalışması bunu kanıtlıyor. Deney sırasında erkeklerin yarısına burundan sprey yoluyla altı doz oksitosin, diğer gruba farmakolojik olarak hiçbir etkisi olmayan plasebo veriliyor. 45 dakika sonra her erkek denek, diğerlerinden ayrı oldukları bir alanda, belli bir noktada ayakta bekletiliyor. Odaya giren çekici bir kadın kendilerine yaklaşırken, rahatsızlık duydukları anda “Dur” denmeleri isteniyor. Oksitosin etkisinde olan erkekler çekici kadının kendilerinden ortalama 75 santimetre uzakta durmasını talep ederken (göz göze gelinirse bu mesafe 1 metreye kadar çıkıyor) diğer grupta bu mesafe yarıya hatta temas edilebilecek düzeye kadar düşüyor. Deneyin ikinci aşamasında gönüllülerin bilgisayarda birçok çekici kadın fotoğrafına sırayla bakması gerekiyor. Plasebo almış olan erkekler her fotoğrafı uzun süre incelerken, sadakat hormonu yüksek seviyede olan denekler fotoğrafları hemen geçiyor ve rahatsız oluyor.

Günümüzde sıkça konuşulan erkekler neden daha çok aldatıyor sorusunun temel ve bilimsel yanıtı işte bu hormon salınımı yüzünden oluyor.

Oxitosin hormonu, kadınlarda daha çok bulunan kadınlık hormonu denen Östrojen hormonu ile birleştiğinde testesteron salgılayan erkeklere göre insanda 10 kat daha güçlü bağlılık hissi yaratıyor.

Kadınlarda bulunan bu hormon  vefa demektir. Aldanmamak demektir! Aile demektir! Güven demektir! Sırtımızı dayayacağımız bir dost, içinde barınacağımız güvenli bir liman , sınav dünyasında bir soluklanma ,göz aydınlığı ,huzur ,barış sükunet ve selam demektir.

Kadınlar ürün yetiştiren tarlalar gibidir. Nasıl ki hasat öncesi toprağı havalandırmak zararlı otlardan arındırmak ve hasat zamanına kadar türlü türlü emek vermek gerekiyor ise; Sizler de kadınlarınıza SEVGİ SAYGI VE ŞEVKAT ile muamele edinn. İTİNA GÖSTERİN ki : Onlar da sevgi dolu hayırsever evlatlar yetiştirsinler! BAKARA,223

Kadınları  böylesi özel bir hormon ile destekleyen Yüce Allah, erkekten de bir görev beklemektedir çünkü;

Annenin doğacak emanetleri ile gereği gibi ilgilenebilmesi ve hayırsever bir mümin yetiştirebilmesi  için babanın anneye hamilelik öncesinden ve çocuk yetiştirme evresinde , Allah’ın emri olarak Sevgi Saygı ve şefkatle muamele etmesi gerekir.Çünkü annenin vücudu sıkıntı ve stres altında crf hormonu salgılamaya başlar. Stres hormonu da denilen, CRF hormonu insan bedenini aşırı tepkili kılarak alarm durumuna geçirir.Annenin vücudundaki oxitosin hormonunu eritir. Ve sonrasında annede, Korku ,kaygı,aşırı ihtiyat,irkilme,eskileri yaşama,duygusal uyuşukluk, zevk alamama, çocuğun ihtiyaçları ve hissettikleri ile ilgilenmeme sütten kesilme gibi belirtiler görülür. Bu nedenle çocuğun emzirme sürecinde hem maddi hem de ilgi sevgi ve şefkat gibi manevi ihtiyaçları karşılama görevi babaya farz kılınmıştır ve ayetleri ile sabitlenmiştir.

Emzirmeyi tamamlatmak isteyenler için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Emziren kişilerin ( anne veya süt annelerin) örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi babaya aittir… BAKARA,233

…اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاءِ
“Erkekler kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.” Nisa,34

Emzirme dönemi o kadar önemlidir ki ; Günümüzde yaşanan ötekileştirme ve ayrıştırma sevgisizliği ve buna bağlı çatışma ve savaşların kaynağını oluşturur. Ötekileştirme insanın kendisinden farklı saydığı diğer insanları aşağılaması, değersizleştirmesi ve sonuçla düşman haline getirmesidir. Kişide yaşam boyu seyreden kibir kin düşmanlık duyguları emzirme dönemi kaynaklı sorunlardır.

Tüm bu gerçekleri görerek farkına varmalıyız ki ; Dünya Barış’ı çocuklarımızı Sevgi’yle yetiştirecek kadınlarımızın elinde.

Erkeğe düşen vazife ise kadına,şefkat saygı ve sevgi göstererek muamele etmektir.

ER-RUM 21- Yine O’nun âyetlerindendir ki; Kaynaşmanız için size eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi ,O’nun kalplerinizdeki varlığının delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünenler için ibretler vardır. Rum suresi 21

Şüphesiz erkeği ve dişiyi bir eş olarak yaratan O’dur.NECM,45

Düşünüp öğüt alasınız diye, her şeyi çift yarattık.ZARİYAT,49

Kur’an’da zikredilen onlarca ayet üzerine idrak etmeliyiz ki ;

Erkek ile kadın eşit değildir. Birbirlerini tamamlayan ayrışmaz iki tekil anlamına gelen “eş” yani “çift” olarak yaratılmıştır.

Günümüzde horladığımız ve sıradanlaştırdığımız kadınlarımızın, Allahın bizlere mucizevi bir lûtfu olduğunu ve diğer yarımız olan eşlerimizin mutlaka sınavımızın ayrışmaz bir parçası olduğunu ve eşlerimize göstereceğimiz sevgi ve merhametin Allah’ın kalplerimizdeki varlığının delili olduğunu asla unutmayalım!

 

12 Comments

  1. insan tefekkür etmedikçe Allaha ham ile yaşamasıkça maalesef şükürsüz oluyor ve hiçbir şeyin kıymetini idrak edemiyor. kaleminize yüreğinize sağlık. düşündüren ibret veren bir yazı.TEŞEKKÜRLER ALLAH RAZI OLSUN

    Liked by 1 kişi

  2. kdınlara böyle kıymet veren cezasını bile bildiren bir din ve kitaba sahipken kadınların böyle horlanması ne acı .. teşekkürler aşka çağrı

    Beğen

  3. Yazılarınızda en çok beğendiğim taraflardan biri de;bilimsel verilerle,konuyu detaylandırmanız…Emeğinize sağlık.Teşekkürler.

    Beğen

  4. Yazılarınız çok aydınlatıcı bilgiler içeriyor.Her okuduğum yazıdan,bir çok şey öğreniyorum.Allah razı olsun.

    Beğen

    1. Çok teşekkür ederiz kardeşim. Her nurun sahibi Yüce Allah’tır . Işık ondan, her güzellik ondan. Bizler sadece onun ışığına ayna tutup yansıtanlarız. ALLAH RAZI OLSUN !

      Beğen

  5. Her bir yazınız bir diğerinden daha güzel daha emek dolu oluyor.bigilerimize bilgi ekliyoruz.yüreginize sağlık.Allah razı olsun.

    Beğen

    1. Çok teşekkür ederiz kardeşim! Her güzellik ve iyilik Alim olan yüce Allahtandır. Biz naçizane onun hizmetkârlarıyız. Allah razı olsun.

      Beğen

Yorumlar kapatıldı.