İslamiyet Müslümanlık ve Kuran

De ki: BENİM İBADETİM,HAYATIM VE ÖLÜMÜM HEP ALEMLERİN RABBİ ALLAH İÇİNDİR. Enam,162 

İslamiyet tek tanrılı Tevhid dininin ortak ismidir. Hz Adem as’dan Peygamber sav efendimize kadar olan süreçte Gönderilen tüm peygamberlerin,temsil ettikleri tek tanrılı dine İslamiyet denir.

Müslümanlık ise geçmişte din tacirleri ,tarafından değiştirilmiş tahrif edilmiş Allahın kurallarının ne olduğunu Ademoğluna orjinal haliyle tekrar bildiren insanların benimseyebilmesi için ise, yavaş yavaş 23 yılda ayet ayet indirilmiş ve Peygamberi Muhammed (sav) ve kitabı KURAN olan ve asla tahrif edilemeyen eksiksiz dinin ismidir!

taha 4
Yeri ve yüce gökleri yaratanın katından yavaş yavaş bir indirilişle onu indirdik

İsra-106 – Sana Kur’ân’ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın anlasınlar diye kısımlara ayırdık ve biz onu bu yüzden yavaş yavaş indirdik

zühruf 3
Biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur’an kıldık.

enam 38
: Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet hepsi toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler

Enam-155 – İşte bu Kur’ân mübarek bir Kitap’tır. Onu biz indirdik. Ona uyun ve Allah’tan korkun ki, size rahmet edilsin.

Enam-156 – Onu size indirdik ki: “Kitap, sadece bizden önceki iki topluluğa yahudi ve hıristiyanlara indirildi; biz ise, onların okumasından habersizdik o kitapları okuyamıyor ve dillerini anlayamıyorduk” demeyesiniz.

Enam-157 – Yahut: “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk”, demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden açık delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah’ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Enam-114 – Allah, size Kitab’ı Kur’ân’ı açıklanmış olarak indirdiği halde, ondan başka bir çare mi arayayım? Kendilerine kitap verdiklerimiz, o Kur’ân’ın, gerçekten Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde sakın şüphe edenlerden olma.

115 – Rabbinin sözü hem doğrulukça, hem de adaletçe tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir.

69. Biz Peygamber’e şiir öğretmedik. Zaten ona vahiyden başkası da yaraşmazdı. Onun söyledikleri, ancak Allah’tan gelmiş bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.

FUSSİLET-44. Eğer biz onu, yabancı dilden bir Kur’an kılsaydık, diyeceklerdi ki: Ayetleri tafsilatlı şekilde açıklanmalı değil miydi? Arab’a yabancı dilden kitap olur mu? De ki: O, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır.

İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur’an ONLARA KAPALIDIR. Sanki onlara uzak bir yerden bağırılıyor da Kur’an’da ne söylendiğini anlamıyor gibidirler.

KURAN ,Cebrail as ve yardımcı melekleri(Azrail, Cebrail,İsrafil vs) (sav)tarafından korunan kitabın isimdir.

HİCR-9 Kur an’ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.

Yüce Rabbimiz tarafından Insanoğlundan daha Kudretli kılınmış bu görevli melekler ve yardımcılarının koruması ile Kuran’ı değiştirmek veya tahrif etmek asla mümkün değildir. İnsanlar Kuran’ı bırakıp onun bunun peşinden gitmedikçe,(şeyhler ,dernekler,tarikatlar, mezhepler vs) gerçek dinin gerçek anlamıyla Allahın buyruklarını mutlaka bu değiştirilemeyen bozulmayan kutsal kitapta bulacaktır.

İSLAMİYET’i anlatan Müslümanlık ve KURAN geçmiş yıllarda tahrif edilmiş islam dinini doğrulamak ve yanlış bir anlayış içinde Allah’a yönelen Arap toplumuna (daha iyi anlamaları için Arapça) indirilmiş bir kitaptır. Ancak son kitap ve Ademoğlunun son şansı olması sebebiyle evrensel bir kitaptır.

Kuran geçmiş peygamberlerin yaşadıkları olayları da kapsayan ve peygamber efendimiz döneminde yaşanmış mücadeleleri de hiçbir şekilde değiştirmeden aktaran yegane kitaptır! Kuran da birbiri ile çelişen hiçbir ayet ve hiçbir eksiklik yoktur! Kuran Adem as dan itibaren Yaşanmış olayları ve 23 yıllık tebliğ sürecinde verilen mücadeleleri ,olayları ,sonuçları, yanlışları,doğruları anlatır. Peygamber efendimiz küçük sürçmeler dışında bir ayet gelmeden hareket etmezdi. (Allahın söylediğinin dışına çıkmaz ayetin aksine asla hareket etmezdi ., Zira , Allahın ayetlerinin aksine hareket etmek (ben daha iyi bilirim senin ayetine bilgi ve yardımına ihtiyacım yok terbiyesizliğini yapmış olması anlamına gelirdi)(ŞİRK DEMEKTİR)
Bu yüzden önce Ayet gelir, O’da Toplumuna bunları bildirir ve uygulamaları, Allahın ayetleri doğrultusunda düzenletirdi. Çünkü Allah insanların sadece inandım demelerini kabul etmiyor ve Davranışları ile insanları kanıtlamaya mecbur bırakıyordu. Söz ile inandım deyip ayete göre yaşamayanları MÜNAFIK olarak adlandırıyor ve lânetliyordu. Bu yüzden İslamiyet inancında sınavda sözler ile değil davranışlarımız ve yaptığımız eylemler kabul edilir!

ankebut 2
İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar

mülk 2
O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır

Hadisler Peygamberimizin başından geçtiği iddia edilen olaylara dayanır ve çoğunluğu Kuran’a ters düşen açıklamalardır. Bunun nedeni en erken hadis yazanların Peygamber efendimizin ölümünden 200 yıl sonra yaşamış ve kaleme almış olmasıdır.
Düşünün sizin bir dedeniz var ve onun babasının babasının başından geçen olayları insanlara aktarıyorsunuz. Sizce bu mümkün mü ?

Peygamber efendimiz ne yaptı ve yaşadı ise başından geçen her şey ayet ayet olay olay Kuranda yazılıdır!
“Kuran eksiksiz geniş detaylı ve açıklayıcı bir kitaptır!” ayetini Cebrail as dan kendisi almıştır ve bu emri ayetin üzerine niçin ayrı bir kitap ve açıklama yazsın öyle değil mi ?

Haşa Acaba Yüce Peygamberimiz o kadar düşüncesizmi idi?

Eğer detaylı başka bir açıklamaya gerek vardı ise Peygamber efendimiz kendi döneminde niçin kendi başına başka kitap yazmadı?

Eğer kuran detaylı açıklayıcı ve eksiksiz bir kitap ise bizler niçin hadislere sarılıyoruz?
Haşa Yüce Allah bizi kandırıp yalan mı söylüyor?

Haşa O YÜCE MERHAMET SAHİBİNİN bize garezi mi var ?

Kuran eksik , ve Haşa o İlmin Yüce sahibi her eksikten beri Allah  bilmiyor da eksiğini örtmek adına böyle bir ayet mi uydurmuş bizlere ?

O HAŞA YALANCI MI ?

Biz kullar ya da Alimler ALLAH tan daha iyi biliyoruz da ,haşa eksik olan Kuran’ın üzerine ilave kelam mı yazma gereği mi duyuyoruz?

Eğer Kuranı okumaz isek insanı imandan çıkaran böyle sorulara muhatap olur bknz KÜFÜR İMANINI BENİMSEMİŞ İNKARCI KAFİRLERDEN oluruz.

Olur mu canım koskoca tarikat ya da Şeyhi ya da falanca ünlü islam düşünürü yalan mı söylüyor?

69. Biz Peygamber’e şiir öğretmedik. Zaten ona vahiyden başkası da yaraşmazdı. Onun söyledikleri, ancak Allah’tan gelmiş bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.

HAKKA-44- Eğer Muhammed, bize rağmen Kuran’a bazı sözler katmış olsaydı. 45- Biz onu kuvvetle yakalardık, 46- Sonra onun şah damarını koparırdık. 47- Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız. 48- Doğrusu Kur’an Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür. 49- İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz. 50- Doğrusu Kur ân inkarcılar için bir üzüntüdür. 51- O, şüphesiz kesin gerçektir.

KAMER-17. Andolsun biz Kur’an’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Ondan öğüt alan yok mu?

Yukarıda okuduğunuz Korunmuş Kitabı’nın ayetlerinden göreceğimiz üzere her sorunun cevabı mevcut!

İsteyen ilmi yaratan ALİM ALLAH’a
İsteyen sınanmakta olan ölümlü bir alime inansın !
Dinde zorlama yok !
Ama sonucu var !
KATLANIRSIN!

159 – Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır, sonra Allah onlara yaptıklarını haber verecektir.

Yüce Rabbimiz bizlerin bölünüp parçalanmamamız gerektiğini emrediyor! Sizlere Kurandan başka yolu yasakladım diye emrediyorken ; Sünni Alevi, Kadiri, vs diye bölünmüş milyonlarca insan yaşıyor! Ve en önemlisi din tacirleri bu ayrımı güç ve para kazanmak uğruna yapmış ve hala yapıyorlar!
Kuranda Allahın açık açık yasaklanmış olduğu mezhep ayrımının ve uygulamalarının peşinden milyonlarca insan farkında olmadan bu tavırları ile ALLAH a isyan etmiş vaziyette felaketlerine doğru sürükleniyor!
Hz Ali peygamber efendimize hangi vahiy geldi ise o da onu uygulamıştır. Çünkü O HZ Muhammed in Peygamber olduğuna iman etmiştir!

İkisinin de aynı ayete ve aynı Allah’a iman edip çelişir davranması mümkün mü?

Hz Ali yaşarken Alevilik diye bir inanç yoktu., üstelik Allah bölünmeyi yasaklıyorken, Hz Ali’nin Allah’a isyan edip ayrı bir inanç, ayrı bir meshep geliştirmesi mümkün mü?

Hz Muhammed Kuran’a göre davranıp kendini sadece müslüman diye adlandırırken bizlerin kendimizi Sünni Şafi diye ayırmamız doğru mu ?

Peygamber efendimiz döneminde ne şeyhler ne tarikatlar hiç birisi yoktu. Hadisler de yoktu! Onlar hadisesiz müslüman oldu ise bu bölünmüşler kim?
Peygamberleri arasında bile ayrım yapılmamasını emreden bir Allah var iken ve O hiçbir ayrımı kabul etmiyorken;

BAKARA-285 Peygamber kendine Rabbinden indirilene inandı, mü’minler de buna inandılar. Tümü Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. “Biz O’nun peygamberlerinden hiçbirini diğerlerinden ayırmayız.” Yine: “Duyduk ve itaat ettik. Senin bağışlamanı diliyoruz, ey Rabbimiz; dönüş de sanadır” dediler.

Bizlerin ayeti kerime nin sahibine diklenip hala burnumuz doğrultusunda yürümemiz ne kadar doğru!

Yüce Rabbimiz bizlere yeryüzünde bulunuş nedenimizin sınavımız olduğunu açıklar. Ve sınavlarımızın nelerden ve ne şekilde olacağını ayetleri ile KURAN’da bildirir. Ve kuranı bırakıp asla başka yollara sapmamamızı emreder. Çünkü hesap günü nihayetinde bizler kuran ve ayetlerine uyup uymadığımızla, diğer anlamı ile Allah’ın ayetlerine sadakat gösterip göstermediğimizle hesap veririz.

Bu Sınavın sıklığı ise kuran da bizlere şöyle bildirilir;

bakara 155
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma fakirlik ile deneriz. Ey Peygamber! Sabredenlere müjdele

tevbe 126
Onlar, her yıl bir veya iki kez çeşitli belâlarla imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar

Kuran’ı okumamış Yüce Rabbinin emirlerini bile bilmeyen bir kişi bu durumda ne yapacağını nasıl davranması gerektiğini nereden bilebilir. Oradan buradan öğrendiği kulaktan dolma bilgiler le eylemler içinde olmak insanın imanına ve Rabbinin sözlerine gösterdiği itina ve verdiği Kıymet değil midir!

TAKVA Yüce Yaratıcı ve emirlerine gösterilecek en yüksek dikkat ve itina demektir!

MERYEM-63 O cenneti biz , yalnızca Takva sahibi olanlara varisçi kılacağız!

Kazalar belalar zorluklar bizler için hazırlanmış birer sınavdır. Ve kişinin sıkıntılarından nasıl kurtarılacağı kuranda açıkça yazılıdır. Bunu bilmeyen kişiler o sıkıntılardan kendilerini asla kurtaramazlar. Çünkü Kuran’a ve ayetine iman etmemiş insan başına gelen o sıkıntının tesadüfi bir gelişme olduğuna inanır. Eğer Sınanan kişi Rabbi tarafından da seviliyorsa o sıkıntılı durum devam eder ki kul düşünüp Kuran’a yönelip okusun ve o sıkıntılı durumundan kurtulsun!

Yüce Rabbimiz müminlere beddua etmeyi yasaklamıştır. Çünkü Beddua Allah’a şunu yap bunu yap diye kendi nefsi adına emir vermek , diğer deyişle “sen bunu görmüyormusun körmüsün demek” küfr içine girmektir! İnsanların her an ve her dakika yaptıkları Allah tarafından bilinmekte ve takip edilmektedir. Haksızlıklar karşısında sadece Allahtan dua ile yardım dilenmelidir! Bu yüzden Müminler “Allah Islah etsin” derler! Bu deyim aslında çok etkili ve dünya için şer ahiret için ise bir hayır duadır. Çünkü Allah’ın ıslahı haksızlık yapan zalime karşı pek yumuşak olmaz! Melekleri o kişinin başına öyle belalar sarar ki ., KİMSE O DURUMDAN ALLAHIN YARDIMI OLMADAN KURTULAMAZ!! Ve o sıkıntılar ZALİMLER için bile tekrar yaradana yönelsin diye verilir. Yeryüzü Sınavı’nda meleklerin ilke ve amacı (acı bile verseler) daima insanoğluna yardımdır! Çünkü bu dünyada nefsimize zor gelen ve bu dünyaya dair verilebilecek en büyük ceza bile CEHENNEM hayatından daha acılı değildir!

Kuran insanlara hangi durum karşısında neler yapmamız ve ne şekilde davranmamız gerektiğini bildirdiği gibi bizlerin tarzını ve insanlara takınacağımız tavrı da belirtir. Örneğin bir münafık ile bir mü’min veya Ateiste takınacağımız tavırlar farklıdır.

fetih 29
Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere ve münafıklara karşı çetin, ancak kendi aralarında merhametlidirler.

Yüce Rabbimiz İnsanların çoğunluğunun ikiyüzlü olacağını önceden bildiği için , Kuran’a uyup çoğunluğa uymamamızı emreder! Çünkü bu dünya sadece bir sınav dünyasıdır ve ayetlerinden anlaşılacağı üzere benliklerine uyup şaşıracak insan sayısı daha fazla olacaktır! Günümüze kadar birçok peygamber gönderilmiş ancak çoğunluk her zaman Rabbine isyan ile yaşamıştır.

Yeryüzünde benlikleri ile yaşayan insan veya topluluklar, veya alimler çoğunlukla insanlığın kurtuluşundan söz eder! Ancak, Onlara Allah tan Ayeti ile Üzücü bir haberimiz var. Maalesef dünya kurtulmayacak, yeryüzünde barış hakim olmayacak. Böyle bir amaçları var ise süpermenler bu işten vazgeçsin çünkü; Bu dünya sadece Allah’a sadakat ile ahiretimizi kurtarabileceğimiz bir sınanma meydanıdır.

Enam- 116 Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler.

Yukarıda ayetinde de okuduğunuz üzere Yeryüzündeki çoğunluk her zaman sapkınlardan olacak. Bu durum Adem as dan beri bu şekilde olmuş ve hala böyle devam edegelmektedir. Her bozulmanın ardından yeni bir peygamber gönderilmiş ancak insanlar maalesef Allah yerine Şeytanın ve nefsin peşinden gitmeyi marifet saymışlardır. Önemli olan çoğunluğa uymak değil ,Yüce Rabb’in huzurunda ona ve ayetlerine Takva ile yaklaşmak, Saygın ve nitelikli bir mümin olmaktır.

Bu dünya, bizleri de içinde bir süre barındıran büyük bir zaman okyanusunun içinde seyehat eden bir yolcu gemisi gibidir. Gemi bizi bir limanda içine alır ve ahiret dünyasına doğru yol alır. Varacağımız yerde ise Cennet ve Cehennem adında iki durak vardır, ve bizler oraya varmadan, geminin içinde birileri ile tanışır birbirimizle bazı ilişkiler kurar bazıları ile mücadele eder bazıları ile de dostluklar kurarız. O gemide yolcular için bazı kural ve kaideler vardır. (KURAN) Ve herkes menzile varıncaya kadar o kurallara göre hareket eder. Yolculuk esnasında kurallara uymayanlar belirlenir ve varış yerinde kaptanın raporu ile yolcular Cennet limanı ve Cehennem limanındaki görevlilere teslim edilir. Ve gemi tekrar yeni yolcular alarak yoluna devam eder. Bu dünya sürekli kalacağımız bir mekan değil , aksine davranışlarımıza göre bizleri cennet ve cehennem limanlarına ulaştıran sadece bir seyehat gemisidir!

Mehdi beklentisi de bu dünyaya nefsi ile yapışanların bir hayal ürünüdür. Ancak Allah ile yol alan kılavuzunu ALLAH ve KURAN yapmış kişiler yeryüzünde daima çoğunluğa göre üstün olacak dinlerini rahatlıkla yaşayıp yaşatacak ve Allah tarafından daima korunma altında tutulacaktır! Ancak bu durum dünyanın Kurtuluşu değil müninlerin kurtuluşu ve huzuru anlamını taşır.

NUR-24-25 “Allah, içinizden iman edip makbul ve güzel işler işleyenlere kesin olarak vaad buyurur ki: Daha önce müminleri dünyada hakim kıldığı gibi kendilerini de hakim kılacak, kendileri için beğenip seçtiği İslâm dinini tatbik etme gücü verecek ve yaşadıkları korkulu dönemin arkasından, kendilerini tam bir güvene erdirecektir. Çünkü onlar, yalnız bana ibadet edip hiçbir şeyi bana şerik yapmazlar. Artık bundan sonra kim küfrana saparsa, işte onlar yoldan çıkıp Allah’a karşı gelmiş olurlar.” (Nur, 24/55)

Bazı kişiler aslolan iyi bir insan olmak gibi söylemler ile yaşamlarını anlamlandırmaya çalışırlar. Ancak iyi insan olma söylemleri, nedense kişilerin kendi menfaatleri söz konusu olduğunda ortadan kalkar.
Örneğin karda kışda yol arkadaşı ile mahsur kalan birisi, söz konusu kendi hayatı olduğunda kendisini kurtarmak için arkadaşını ölüme terkedip gider. Çünkü zihninde sadece bu dünyanın hesabı olan kişinin başka türlü davranması söz konusu olamaz. Bu hal materyalist düşüncenin değişmez bir fizik formülüdür.

Allah’a inanıyorsan arkadaşını zor durumda ölüme bırakmanın sonsuz bir cehennem olduğunu bilirsin. Ölmek pahasına da olsa onu terkedemezsin.Oysa sadece bu dünyaya inanmış bir kişi için en korkunç şey o karda donup ölmek ve yok olmaktır. Bir insanın ne kadar iyi o lduğu zor şartlar altında belli olur ve ne yazık ki imansız insanların zor şartlar altında aldıkları kararlar daima kendileri lehinedir. Çok iyi dediğiniz bir insan bir de bakmışsınız zor şartlarda dünyanın en merhametsiz kişisi olmuştur.
Bu yüzden yüce Rabbimiz ; Allah rızası dışında canı istediğinde keyfiyetle yapılan ve yapılacak hayırların kabul olmayacağını açıklar. Çünkü önemli olan zor anlarda yapılacak iyiliklerin gerekliliğidir. Sadakat zor şartlarda güçleşir ve kişinin imanını belirler.

Tevbe-53. Fasık ve münafıklara De ki: İster gönüllü verin ister gönülsüz, sizin iyilikleriniz ve sadakalarınız asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz.

Tevbe-54. Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmeleri, salata üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarından başka bir şey değildir.

Çünkü her şeyin mülkü Allah’ındır . Onun bahşettiği bir nimeti bir yoksula vermek kişinin yaptığı bir iyilik değildir. Çünkü o nimet kendisinin yarattığı bir şey değildir. Kişi Rabb’inin nimetini O’nun emri gereği yoksula vermekle yükümlüdür. Bunu yaparak ancak Allah’ın malını kenz etmeden depolamadan, başka bir kişiye infak etmiş olur’ki bu durum ancak kişiyi Allah’ın  mülkünü çalmaktan ve  hırsız damgası yemekten kurtarır. İnfak da  asıl amaç kişinin sadakatini Allah’a  kanıtlamasıdır .

Yıllık sınanmalarımızda zorluklar karşısında imansız nice çiftler zorluklara katlanamayarak hemen ayırılırlar. Sabra farz kılınmış Müminler için ise bu durum daha çok kenetlenilmesi gereken bir imtihandır. Aksi halde bilirler ki onları Allah’ın gazabı beklemektedir.
Bu yüzdendir ki ; Yüce Allah Müslüman erkekler ile Müslüman kadınların evlenmelerini şart koşar. Çünkü zorluklarda imansız çiftlerin evlilikleri mutlaka ama mutlaka son bulur.

Kaynaşmanız için size eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de, O’nun kalplerinizdeki varlığının delillerindendir. Doğrusu bu öğütte, yeterince düşünenler için ibretler vardır.Rum,21

Ruhların akrabalığı yoktur. Yani aslında hiçbirimiz birbirimizi önceden tanıyan varlıklar değiliz. Ahiret hayatında falanca aile ya da sülaleye ait önceden rezerve edilmiş ruhlarımız yok.  Bu sahiplenmeyi ancak Kuran’ı ve islamı bilmeyen nefsani zihinler yaparlar. Yeryüzüne sınanmak üzere gönderilmiş bizler, Yüce Rabbimizin bizlere EMANET ettiği bir Ruhu çocuğumuz olarak sahipleniriz. Müminlerin evlilik iradesinin altında yatan neden ; Rabb’in istediği gibi emaneti layıkı ile taşımak ve böylece Allah’a sadakatlarını kanıtlamaktır.

Müminler böylesi bir bilinç ve irade ile evlilik yaparlar. İki mü’min kişi (birbirlerini tanımasalar dahi ) Vedud Allah onların kalplerini birbirine kaynaştırır ve Allah’a sadakatlerinden dolayı birbirlerini ölesiye seven çiftler haline getirir.  (El-vedud ) Bu yüzden erkek ve kadının en önemli sınavlarından birisi eş ve çocuktur.

Enam-116
O, sizi tek bir nefisten yaratandır. Sizin için Bir karar kalış ve EMANET olarak konuluş yeri vardır. (Anne baba) Kavrayabilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıkladık.

Kadınlarınız sizin evlat yetiştiren tarlalarınızdır. O halde tarlalarınıza dilediğiniz gibi gelip, kendiniz için önden iyi ameller gönderin Hayırlı evlatlar yetiştirin.” (Bakara: 223).

ahzap 72
Şüphesiz biz EMANETİ göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir.

Birkaç satıra sığdırılamayacak kadar önemli olan bknz SADAKAT YOLCULUĞUMUZ Yüce Kitabımız Kuran da açıkça yazılı ve herkes için bir müddetle son bulacak!

Müminlerin Kuran’ı okumak kadar, Kuran’ı tebliğ etme görevi de farzdır!
Ancak bu tebliğ çok hassas bir konudur ve Kuran’ı tam okumadan anlamadan anlamlandıramadan başkasına istikamet vermek de doğru değildir. Bu konuda Tebliğ ve yardımında belli bir Kuralı tarzı vardır.

Allah rızası için yayın yapan kişi ya da Kuruluşlar Allahın Hükmü ayet i ile hükmeder ve kendini ön plana çıkarmaz!
Allah rızası için tebligat yapan hiçbir kişi kurum sayfasına dergisine ya da kitabına reklam almaz!
Allah rızası için Işık tutan hiçkimse Allahın bir ayetine dayanmadan hüküm vermez!
Allah rızası için yapılan tefsir ya da mealler asla Ücret ile satılmaz!
Bunlar yapılıyor ise bilin ki o yayınlar ALLAHIN RIZASI gözetilmeden , Dini ÇIKAR edinmiş birtakım insanlar veya çevreler tarafından yapılmıştır!

İslamiyet geldiği günden itibaren, islamiyet inancına en büyük zararı DİNCİLER vermiştir! Bunun sebebi tembellikleri yüzünden Ataletle Kuran’ı okumayan insanların çokluğudur! Oradan buradan kulaktan dolma bilgiler ile islamiyeti anlamaya çalışan nice tembel insan toplulukları helak olup gitmiştir! Bu yüzden bizler sınavlarımızı layıkıyla geçip Yüce Rabbimize sadakatimizi kanıtlamak adına KURAN OKUMALI doğru bilgiyi daima KURAN dan almalıyız!
Yoksa O’nun tasvip etmediği bir şeyi yapmış ve hem kendimizi hem sınanacak diğer insanların sınavlarını da zora sokmuş oluruz!
Örneğin günümüzde İslam adına hareket ettiğini söyleyen Daiş isimli bir bela var ! Ve yaptıkları ile İnsanlara en büyük zararı onlar veriyorlar! İçlerinde Alim dedikleri kişilerin peşine takılıp canlarını veren nice insanlar var!
Onlar İslam devleti kurup DÜNYAYI (gemiyi) kurtarmak isterken Ahiretlerini Zayi ediyorlar! Niçin mi ?
Çünkü bu dünya sadece bir sınav yeridir mahvedilmesi ve kurtarılması Allahın izni iledir!
Bugün Afrikada hergün 25~32 bin kişi Açlıktan ölüyor. (Bunun nedeni ise batılı bir avuç şirket)

Ve bugüne kadar oraya yardıma gitmiş bir tane bile Daiş militanı yok ! Üstelik bu ALLAHIN EMRİ olduğu halde !!!
Neden acaba ?(çünkü orada petrol kuyusu yok)
Allah inanan ya da inanmayan her kula sınav suresince her rızkını yiyeceğini içeceğini vereceğini bildirir. Ve sınav Gereği insana iradesi serbest kılınmıştır.! Bu konu ayetler ile açıkça bildirilmiş ve kimsenin birbirini kısıtlamaması gerektiği önemle bildirilmiştir. Çünkü Özgür irade kalkarsa sınanma olamaz!
Bu yüzden hiçbirimiz inançlı olmayan kimselere baskı yapamayız!

hud 6
Yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı, yalnızca Allah’ın üzerinedir. Allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta’dır.

Allah’a iman etmeyen Kâfirlere bile nasıl davranmamız gerektiği KAFİRUN Suresi’nde açıkça bildirilmiştir.Bizler Kafir dahi olsalar kimseye saldıramayız.

De ki: Ey kafirler, ben sizin tapmakta olduğunuz putlara tapmam. Siz de benim mâ’buduma tapanlardan değilsiniz. Ve ben sizin taptıklarınıza asla tapıcı olmadım. Siz de benim mâ’buduma tapıcılardan değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana. »

Bu nedenle DAİŞ  olarak anılan İslam düşmanı MÜNAFIKLAR , yaptıklarını örtbas etmek için korunmuş kitap kuranda KAFİRUN Suresi’nin olmadığını iddia edecek kadar komik hale gelmişlerdir! Çünkü islamiyette savaş ancak Meşru müdafa da serbest kılınmıştır.
Evet İŞİD belki islamiyete hakkında kötü bir algı yaratıp Kuran’ı okumamış kişileri dinden soğutsa da , KURANA SARILMIŞ rabbinin hükümlerini Tanıyan bilen mü’min lerin imanına asla zarar veremiyor.çünkü işid den kaçan insanların Birçoğu Sınırda Müslüman Kardeşleri olan bizler tarafından barındırılıyor. Bu merhamet halimiz ise belki de daha fazla insanın İslâmiyetle kaynaşmasına vesile olacaktır. Peygamber efendimiz ve inananlar Mekke li Müşriklerce kovulmuştu . Onlar savaşmadılar . Medine’ye hicret edip İslamiyeti barış ile yaydılar. Hastaları ziyaret ettiler adaletli oldular. Insanlara Hakkı ve doğruluğu tembehleyerek daha fazla insanın İslamiyet ile tanışmasına vesile oldular. Barış dolu bu yardımsever insanlar davranışları ile o kadar beğenildi ki herkes değerli Saygın bir insan olmak için İslamiyete geçiyordu. Ve bir gün o kadar güçlü oldular ki tekrar Mekkeye döndüklerinde kimse onlara karşı koymayı aklından bile geçirememişti. Unutmayalım’ki İslamiyet Barıştır ve en büyük güçtür.

Müslüman olmak kelime-i Şahadet getirerek bir dakikada olunur! Ancak Mü’min kalmak herkesin dile getirdiği gibi kolay bir şey değildir! Bunun için Önce inanç ,sabır ve Şeytanın ayak oyunlarına karşı akıl ve cesaret gerektirir!
Mümin kalmak , Allahın, emir ve tavsiyeleri dışında kalmakla asla mümkün olmayan , ancak Rabb’lerine güvenip dayananlar için çileli ancak bir o kadar da mutluluk veren bir süreçtir!
Mümin kalanların mükafatı ise Rablerinden henüz bu gemide yol alırken MUTLULUK ve Huzur olarak mutlaka verilir. Ahirette ise sonsuz huzur ve mutluluk okyanusunda yüzerler.

Unutmayalım ki dostlar , Pırlantalar az bulunur ancak çok değerlidir! Çakıl taşı çoktur lakin kıymetsizdir.

Enam- 116- Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler.

Şaşkın çoğunluğa uymadan ALLAH’IN ipi KURAN’a sımsıkı yapışalım!
Çünkü Allah bize yeter ! O ne güzel VEKİL dir!

Enam-158 – İnanmak için illa meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin gelmesini, ya da Rabb’inin bazı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin azab işaretlerinin geldiği gün, daha önce kitabına güvenip iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye, artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: “Bekleyin; BİZDE BEKLEMEKTEYİZ!

image

12 Comments

  1. Sapkınlık almış başını gidiyor, herkes bir yol tutturmuş şeytanı ve nefsini memnun ediyor.Buna vicdan rahatlatması diyenlerde var .Türk insanı kitap okumaz, okumayıda sevmez, okuyana inek lakabını yapıştırmış bir kere 🙂

    Şeyhlerin şıkların çakma hoca efendilerinin kitabını okumaktan millet Kur’an okumaya fırsat bulamıyor, ancak birisi ölürse ardından Yasin Süresi, cumadan cumaya Cuma süresi okuyarak, müslümanlığımızı eda ediyoruz.Zaten halimiz bu yüzden içler acısı !

    Beğen

    1. Çok doğru söylüyorsun değerli kardeşim. İnsanın içi yanıyor ancak, uyarmak görevimiz ! Artık herkes payına Allahın Kuranda belirttiği takdiri alacak! Sende her daim İnsanlara Rabbini hatırlatıyor uyarıyorsun! Ne güzel bir davranış. Ne kadar değerli. Allah senden de razı olsun! Yüce rabbim hepimizi Kurandan ayrılmayan Cennet limanına ulaşmış o şaşırmamış nadide kullarından eylesin!

      Liked by 1 kişi

  2. Merak ettiğim bir çok konuyu ele almışsınız, mezhepler ,tefsirler, hadisler .Özellikle sade bir dille anlatımınız sayesinde sorularıma cevap bulmuş oldum,Çok teşekkür ederim.

    Beğen

    1. Çok teşekkür ederiz! Bir faydamız oldu ise ne mutlu ! Hayırlara vesile olsun inşaallah. Allah sizden razı olsun. Allaha emanet olun!

      Beğen

  3. Dinimiz ve kuran hakkındaki bu verdiğiniz bilgiler,gerçekten de çok değerli.Bu yazıyı tüm gençlerimiz okusa ne iyi olurdu! Allah razı olsun.

    Beğen

    1. Çok teşekkür ederiz değerli yorumlarınız için! Alllah hepimizi hayırlara vesile etsin! Allah sizden de razı olsun kıymetli kardeşim. Allaha emanet olun.

      Beğen

Yorumlar kapatıldı.