MUTTAKİLER MEHMET ve MEHMET

Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz halde onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat. Dileseydik o âyetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat O dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onların durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, âyetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.” Araf suresi 175,176

Dört yıl önce genç bir kardeşimizle tanıştım. Hayatını adeta anlamsızca tüketiyordu. Çok mutsuzdu. Uluslararası bir şirkette üst Düzey yöneticiydi ve  çevresinde çok seviliyordu. Yakışıklıydı . Aslında bir çok yönü ile arkadaşları tarafından kıskanılıyordu diyebilirim. Mehmet le yeni tanışmıştık ancak kısa zamanda çok samimi bir ilişki kurduk onunla. Sohbetlerimiz esnasında hayatın anlamsızlığından ve sıklıkla intihar etmekten söz etmeye başlayınca durumun vehametini anladım.

Mehmet aslında güleryüzlü bir insandı. Ne var ki bir başına kaldığında mutsuzluğu onu için için kemiriyordu. Sohbetlerimizden anlamıştım’ ki, onun hayatında büyük resmin ve yaşamın anlamının eksikliği vardı. Mehmet o dönemler hayatın anlamını bulamamış, hedonist toplumun düşünce ve telkinleri ile mutlu olmaya çabalıyordu.

Bir gece onunla aramızda şöyle bir diyalog geçtiğini hatırlıyorum;

Mehmet yanlış yoldasın!
Mutluluğu daha güzel giyinerek daha lüks restoran ve kulüplerde yemek yemek yiyerek elde edemezsin.
Samimiyetsizliğinden yakındığın kız arkadaşının bile seni sevip sevmediğinden emin değilsin.
Çünkü sende gerçeği görüyorsun! Sen bir marangoz kalfası olsaydın ya da bir tüp dağıtıcısı. O kız arkadaşın senin yüzüne bile bakmazdı. Sen olmasını istediğin erdemleri yanlış kişilerde ve yalnış yerlerde arıyorsun.! Çöplükte ancak ÇÖP bulabilirsin dedim!
Şaşırdı yüzüme baktı ., Sen kız Arkadaşımın öyle bir insan olduğunu nereden biliyorsun ki! diye biraz da kızgınlıkla sordu.
Devam ettim, Mehmet bizler niyetlerimiz doğrultusunda hareket ederiz. Ve niyetlerimiz bizleri bazı yerlere bazı mekanlara götürür ., Ve bizler o mekanlarda aynı niyeti taşıyan diğer insanlarla karşılaşırız. Bak sana bir örnek vereyim!
Örneğin sen hayvansever olduğunu söylüyorsun, geçen sohbetimizde bana çevrende genellikle hayvanseverler olduğunu söyledin ya.
Evet diye yanıtladı.
O zaman bu hafta sonu birlikte olalım sana çok önemli bir şey göstermek istiyorum dedim. Öğütlerimde ve ses tonumda biraz küstahlık olduğunu düşündü belki de ., Ancak  kabul etti.
image
Hafta sonu onu hayvansever dostlarım ile buluşturdum. Şehrin dışına terkedilmiş hayvanlar olduğunu, yaralı köpeklerin bir avuç hayvansever tarafından tedavi edildiğini, o gün, o seyahatte öğrendi. Arkadaşımız Merve gurup içinde gönüllü bir veteriner hemen hemen her hafta sonu vaktini muhtaç terkedilmiş hayvanlara ayırıyordu. Bir ara mehmeti Merve’nin yanında gördüm. Merve ayağı kırılmış bir köpeğe bandaj yaparken ,bir yandan köpeği o hale getirenlere söyleniyor bir taraftan da ağlıyordu! Mehmetin ise gözlerinde bir ışıltı belirmiş, gözleri kilitlenmiş bir şekilde ve hayranlık içinde Merve ye bakıyordu. (Bu sahneyi unutamıyorum).
Eve döndüğümüzde Mehmet bana heyecan içinde Merve ye aşık olduğunu söyledi.
Heyecanla :O .. O dedi. çok içten samimi merhametli ve tanıdığım hiç bir kıza benzemiyor! Ve ardından itiraf etti!
Gerçek hayvanseverliğin ve samimiyetin ne olduğunu ben bu gün bu insanları görerek öğrendim.
Sonraki günlerde Mehmet de guruba katıldı. Her hafta sonunu iple çekiyor ve hayvanlar için cansiperane çabalıyordu. Bir kaç aylık süreçten sonra Merve ile Mehmet birbirilerine çok bağlandılar ve nişanlandılar!
Yaz başlangıcında arkadaş gurubumuz ile Somali ye gitmek üzere karar aldık. Her yıl afrikaya seyehat eden hiç bir dernek veya topluluğa dahil olmamış sadece birbirlerini tanıyan arkadaşlardan oluşan bir gönüllüler gurubumuz var. Temiz suya ulaşmaları için ,hem su kuyuları açıyor ,hem sağlık taraması yapıyor hem de Afrikalı kardeşlerimize elimizden geldiği gücümüzün yettiği kadar destek olmaya çabalıyoruz. Bu yılki seyahatimizde Mehmet de bizlere katıldı. Özellikle çocuklara çok yardım etti, kah su taşıdı kâh çukur kazdı. Kâh su kuyusu açtı, kâh tuvalet temizledi. Ancak görüyordum ki çok yorucu günler geçiriyordu. Oradaki çocukların ona muhtaç bakışlarını gördükçe her geçen gün daha çok gayret ediyor mücadelesi artıyordu. Ancak bir şey var ki Mehmeti hiç bu kadar mutlu görmemiştim. Merve ile birlikte Anne ve babasını salgın hastalıktan yitirmiş bir yetimi evlat edinmek istediler. Türkiye ye dönünce hemen evlenip prosedürleri tamamladılar ve puntha isimli afrikalı çocuğu resmi Evlatları olarak yurdumuza getirdiler.
Bir kaç ay sonra , bir gece evime misafir olmuşlardı..
Merve de Mehmet de çok mutlu görünüyordu. Mehmet puntha nın hem türkçe öğrenmesine yardımcı oluyor hem onu okula götürüp getiriyor hem de gün içinde kendi işinde çok yoğun çalışıyordu ! Aslında her ikisi de yorgun görünüyordu.
Bir ara Merve uyuklamakta olan Puntha yı bir odaya yatırmak istedi. Kalktım tam Merve’ye çocuğun yatacağı yeri göstermeye gidiyorken Mehmet beni durdurdu. Bırak lütfen Merve yapar burası bizim de evimiz dedi ve Merve’ye göz kırparak işaret etti.
Merve odaya geçerken Mehmet yüzüme baktı. Kalktı oturduğum iskemlenin Önünde dizlerinin üzerine çöktü! Şaşırdım ! iki elimi avuçlarının arasına Aldı gözlerime baktı ve .
Abi sen benim Hayatımı değiştirdin!
Dünyanın en mutsuz insanı iken dünyanın en mutlu insanı olmama vesile oldun !
Sana milyonlarca kez teşekkür etmek istiyorum!
Minnettarım bu davranışımı tasvip etmediğini biliyorum ancak , yüce Rabb’ime minnetimi göstermek adına önünde böyle diz çökmek istedim!
Hayatıma son vermeyi kafama koyduğum günlerde, mutsuzluk içinde bocalıyordum, şimdi ise beni çok seven bir eşim deliler gibi aşık olduğum bir kadın ve her gün peşinde koşuşturmaktan keyif aldığım bir çocuğum var. Şu an çok yorgun olduğum halde ,mutluluktan yorgunluğumu bile hissedemiyorum! Allah senden Razı olsun!
Yüce Rabb’ime senin huzurunda teşekkür etmek istedim. Çünkü O Seni hayatıma soktu! Ateist bir insan iken vesilen ile Allah’ı Canımdan çok sever oldum! Yüce Rabbim Seni vesile etti ve Hayatımı  değiştirdi. Sadece Aklı ile yaşayan ve duygularını öteleyen bir robot iken beni sahte bir Dünya’dan Aldı mutlu Mesut bir halde ve bu gece minnetle senin dizlerinin önüne çöktürdü! Önce yüce Rabb’ime sonra vesile ettiği kişiye milyonlarca kez teşekkür ediyorum.
O an Gözlerimizde yaşlarla Mehmet’le uzun uzun sarıldık!

Yaşadıklarımı, kolay kolay anlatan bir değilimdir! Çünkü biz Müminler , her kolaylığın her güzelliğin Allahtan geldiğini bilen kişileriz.

Dün sabah internette bir video izledim. Mehmet Pişkin isimli bir genç intihar etmeden önce kayıt ettiği bir videoda  hedonist hazza dayanan nefsini bir yaşantıda mutsuzluklarını ve yılgınlıklarını anlatıyordu. Bu genç bana yıllar önce tanıştığım ve yukarıda hikayesinin bir bölümünü dile getirdiğim Mehmet’i hatırlattı. Her ikisi de Mehmet ! Allah ile tanışan Mehmet şimdi çok mutlu ve üstelik başka hayatlara da mutluluk dağıtıyor.
Yüce Mevla’nın Araf 175,176 ayetinde aktardığı gibi ; Şeytanın peşine taktığı Mehmet ise acılarla yaşadığı anlamsız mutsuz yaşamına son verdi.

Mehmetin hayatına dokunamadığım için biraz da sorumluluk hissederek ve yaşamları heba olacak başka Mehmetlere Allah yolunda ışık tutmak adına, Puntha’nın babası Mehmet’in yaşamının  bir kesitini  sizlerle paylaşmak istedim.

Mutsuzluk batağında çırpınan tüm gençlerimize sesleniyorum;
Her şeyin çaresi ALLAH’tır!
Kuran okuyun ve;
Merve gibi Mehmet gibi Kuran’ı yaşamlarınızda uygulayın.
Göreceksiniz ki o zaman Mevla mutluluklar ile kapınızı hemen çalacak!

———————————

Sevgili Dostlar;
Yukarıdaki yazı ; bizatihi şahit olduğum bir olayı bizlere samimiyetle aktaran, nefsini Allah yolunda yok etmeye çabaladığı için adını her mecrada gizli tutmayı tercih eden bir mümin kardeşimize aittir. Noktası virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmak istedim.
Hedonizm ,türkçe anlamı ile Hazcılık , Kuran diliyle, nefsani yaşantıyla Şeytanın peşine taktığı gençlerimizi her gün birer birer kendi batağına doğru sürüklüyor.

Sevgiyle kalın dostlar ;
ALLAH’A EMANET YAŞAYIN !

11 Comments

  1. Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz !!

    Bu adamın intiharına üzüldüm mü ! yoo …ama sevgili küçük kardeşim, Yasin Börü ‘nün ölümü beni çok üzdü …Yasin’in mekanı cennet olsun…Dualarım hep onunla !

    Beğen

    1. Değerli yorumun için Teşekkürler kardeşim! Yasin Kardeşimiz Allah yolunda şehit oldu. Şimdi yüce Rabbimizin cennetinde Sakın üzülme! Keşke bizler de aynı mertebede ve aynı sonda olsak! Zaten Şu yalan dünya onun için değilmi. Allah yakınlarına sabır versin! Hepimizi hidayetine erdirsin inşaallah! Allaha emanet ol kıymetli kardeşim! Sende Allah yolunda hizmet içindesin! Güzel yazılarını devamla ve zevkle okuyorum! Çok değerli bir iş yapıyorsun. Allah senden razı
      olsun !

      Liked by 1 kişi

  2. Günümüz insanının,muzdarip olduğu bir sorun;hayattan zevk alamamak,huzursuzluk.Bu yazıda anlatılan olayla herkesin kendine,güzel bir yol tutacağından eminim.Çok teşekkürler AŞKA ÇAĞRI.

    Beğen

    1. Çok doğru tespit etmişsiniz kardeşim.insan Değerlerini kaybedince Duygularını da kaybediyor. Duygularını kaybedince hiç bir şeyden zevk almaz oluyor. Kıymetli yorumunuz için çok Teşekkür ediyoruz. Tek bir kardeşimizin yoluna Işık tutabilirsek ne mutlu bize! Rabbimizi razı olsun tek arzumuz bu! Huzurun ve tüm güzelliklerin sahibine emanet olun değerli kardeşim!ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN.

      Beğen

  3. Yine çok güzel bir konu yine açıklayıcı bilgiler,Rabbim bizi kurandan imandan ayırmasın.emegine ellerine sağlık ALLAH senden razı olsun.

    Beğen

Yorumlar kapatıldı.