YOK YOK YOK İŞTE YOOOK

Birgün arkadaşıma evrenin ücra bir bölgesinde serok adında bir yıldız olduğunu söylemiştim. O da, nasıl bulunmuş kim bulmuş diye merakla sormuştu.
Ben; Henüz kimsenin göremediği bir yıldız, deyince
Arkadaşım yanıtladı; öyle saçma şey olurmu ,sen bu görüşünü neye dayandırıyorsun ,bunu sadece uyduruyorsun dedi.
Arkadaşıma; Bunu sana kanıtlayamam  ama,ben o yıldızın orada olduğuna inanıyorum.dedim.
Bunun üzerine arkadaşım, O yıldızın var olmadığını kanıtlamak için astronomi okumaya karar verdi. Yüzlerce kitap aldı, aylarca yıllarca gece gündüz kafa yordu. Hatta bir teleskop alıp geceler boyu incelemeler yaptı. Çaba,emek dolu uzun yılların ardınca,şimdi sosyal medyada bir sayfa açtı. Ayrıca konu ile ilgili bir internet sitesi oluşturarak o yıldızın var olmadığını diğer insanlara anlatmak uğrunda  sürekli makaleler yayınlamaya başladı. Çünkü bu onun için çok önemliydi. Olmadığını düşündüğü bir yıldızın var olmadığını kanıtlamak onun tüm yaşamının gayesi olmuştu.

Bir diğer arkadaşıma bir sohbetimizde; yeryüzünde insanın henüz keşfedemediği ama çok hoş kokulu ve faydalı bir meyve olduğunu söyledim.
Bunun üzerine arkadaşım; Sen nereden biliyorsun? diye sorunca., Yanıtladım; Henüz görmedim ama ben inanıyorum!
Bunun üzerine arkadaşım da diğer arkadaşım gibi itirazlarda bulundu. Önce Kitaplar edindi sonra botanik bilimleri üzerine eğitim almak için okullara gitti ve bitkiler hakkında yıllarca araştırmalar yaptı. Yeryüzündeki tüm balta girmemiş ormanlara, en ücra kıta ve ada parçalarına seyahatler gerçekleştirdi. Anlayacağınız arkadaşım yaşamının en güzel yıllarını bu meyvenin yokluğunu kanıtlamak uğruna feda etti.
Şimdi o da diğer arkadaşım gibi sosyal medya ve internet ortamında bu meyvenin yokluğunu duyurmak için var gücüyle çaba sarfediyor.

Sevgili dostlar siz;
Var olmadığını düşündüğünüz, birşey hakkında ne kadar kafa yorarsanız?

Var olmadığını düşündüğünüz, birşeyi ne kadar sevebilir yada nefret edebilirsiniz?

Var olmadığını düşündüğünüz, birşeyi ne kadar merak edebilirsiniz?

Var olmadığını düşündüğünüz, birşey için insanlarla kaç kez kavga edersiniz?

Var olmadığını düşündüğünüz, birşey için kaç kitap okursunuz?

Var olmadığını düşündüğünüz, birşey için enerjinizin, vaktinizin yıllarınızın ne kadarını harcarsınız ?

Var olmadığını düşündüğünüz birşey için kaç makale yayınlar kaç kitap yazarsınız?

İnternette arama motorlarına “Allah” yazdığınızda göreceksiniz ,karşınıza yüzlerce Ateist forum ve sayfa çıkacak.
Bu sayfaları incelediğinizde , öyle böyle değil aylar yıllar harcanmış , yüz binleri geçen ve büyük uğraş isteyen uzun uzun makaleler yayınlanmış. Belli ki zaman emek ve para harcanmış.
Bir insan , bir inanç geliştirip bir şeyi keşfetmek adına aylarını yıllarını verip emek harcayabilir!
Bir inanç geliştirip, ileriyi keşfedebilmek adına  teleskop alıp astronomiye merak da salabilir.
Bir insan inanç geliştirip, insanlığa fayda sağlamak adına ,botanik bilimde eğitimler alarak, dünyanın her yerine seyahatler edip ,hoş kokulu faydalı bir meyvenin keşfini de yapabilir.
Bu ,zaten insanın ve bilimin keşfedici ve keşfetmeye meraklı doğasında olan bir duruş.

Ancak birşeyin varlığına inanç geliştirmemiş bir insanın; olmadığına kanaat ettiği şeyin yokluğunu belgelemek adına verdiği sakil çaba ironik ve komik bir trajedidir.

Yukarıda kurguladığım ironik arkadaş hikayeleri Aziz nesin komedilerinde olabilecek türden absürd ve olanaksız. İnsanın doğasından bilindiği üzere hiçbir insan birşeyin yokluğunu belgelemek adına bu kadar derin bir araştırma gayretine girmez zaman ayırıp incelemeler yapıp kitaplar okumaz, yıllarını ayırmaz.

Ancak tabii ki okumadan âlim gezmeden seyyah olmaya gayret eden ateist güruhun durumu hariç.

İnsan her zaman öncelikle , Ben ne yapıyorum ve yaptığımı niçin yapıyorum , diye kendisine sormalı.

Belki o zaman; yaşamı boyu kendisini beyhude tutsak eden dürtülerinin altında yatan o gizemi keşfedebilir!

Ateistler bir şeyin yokluğuna niçin kendilerini inandırmak isterler?

Vakitlerini , enerjilerini yok saydıkları bir şey için niçin ısrarlı bir mücadele içinde harcarlar ? BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ

İNSAN KENDİ ÖZBENLİĞİ  ÜZERİNE YÖNELMİŞ DERİN VE KESKİN BIR BAKIŞTIR. DÖKSE DE ORTAYA MAZERETİNİ! KIYAME SURESİ- 13 , 14

image
GÜZELLİKLERİ , YOK YOK DİYEREK YERİNDE OTURANLAR DEĞİL; KEŞFE ÇIKANLAR GÖREBİLİR

 

 

3 Comments

Yorumlar kapatıldı.